Pamuk, Türkiye’nin en önemli en stratejik ürünlerden birisi fakat Türkiye genelinde pamuk üreticilerinin sıkıntıları bir hayli artmış durumda. Fiyatlar geçen yıl 4.5 liraydı bu yıl ise 3.50 kuruş seviyelerinde. Peki, pamukta yaşanan sıkıntı önümüzdeki yılları nasıl etkileyecek? Çiftçi pamuk ekimini bırakacak mı? Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık konu ile ilgili açıklamada bulundu

Çiftçi maliyetini karşılayamıyor

Pamuk prim desteğinin yetersiz olduğunu vurgulayan Balçık; “Pamuk üretimi son 6 senedir artıyor fakat döviz ve enflasyonda yaşanan artışlar pamukçunun maliyetini yüzde 40 oranında artırdı. Bir kilo kütlü pamuğun 4,5 lira maliyeti var. Destekleme fiyatı ise 80 kuruş. Pamuk fiyatı ise şuan 3,50 seviyesinde. Arada 1 TL fark var. Yani prim ve fiyat toplandığında üreticimizin maliyetini karşılayamıyor. “ dedi

İklim şartları üretimi etkiliyor

Maliyetler, piyasa fiyatı ve iklim şartlarının pamuk üretimini büyük ölçüde etkilediğini ifade eden Balçık; “Geçen sene iklim şartlarında bazı anormallikler sonucu verim düşüklüğü yaşandı. Bu sene de benzer sorunlar ile karşılaştık. Hasat tam anlamıyla bitmedi ama bazı yörelerden verim düşüklüğü haberleri geliyor.” Dedi

“Çiftçiler bu sene dekar başına 2 bin TL harcadı”

Bertan Balçık: Pamuk destekleme fiyatı 80 kuruş olarak açıklandı. Biz konsey olarak bakanlık temsilcileri ile sürekli görüşüyoruz. Biz piyasa hakkında bilgi veriyoruz ve olması gerekenleri kendilerine iletiyoruz. Pamuk prim desteğinin 1.20 kuruş olmasını istedik fakat bize bütçe imkânlarının yeterli olmadığını söylendi. 2018 yılının ağustos ayında ülkemizde döviz şoku yaşandı. Pamuk gibi endüstri bitkiler bu artıştan olumsuz etkilendi. Bunun nedeni ise pamuğun ithal girdiye bağımlı olması. Döviz kaleminden etkilenen ürünlerin başında gübre, ilaç ve mazot geliyor. 2018 yılından 2019 yılına baktığımızda girdi maliyetlerinin artığını görüyoruz. Çiftçiler bu sene dekar başına 2 bin TL harcadı.

Ticari savaşlar pamuk fiyatını etkiliyor

2019 Mayıs ayına kadar pamuk fiyatının istikrarlı bir şekilde artığını belirten Balçık “Mayıs ayında ABD ile Çin arasında ticaret savaşları yaşanınca fiyat olumsuz etkilendi. Mayıs ayından itibaren kademeli olarak pamuk fiyatı düştü. Pamuk başta tekstil olmak üzere birçok sektörde kullanılıyor. Fakat iç üretimimiz yetmediği için ithalat ile karşılamak zorunda kalıyoruz. Üretici bu sene zarar etti. Dolar’ın artmasıyla pamuk fiyatının da artacağını ifade eden Balçık “Dolar artarsa pamuk fiyatı da artar. ABD ile Çin arasında anlaşma yapılırsa fiyat artacaktır.  Yunanistan’da ki pamuk fiyatları ege bölgesinin fiyatlarıyla eş değer fakat dünya pamuk fiyatından bir miktar aşağıdayız.” dedi

“Önümüzdeki yıl pamuk ekimi yüzde 20 azalabilir”

Önümüzdeki yıl pamuk ekiminde azalma olacağını belirten Balçık” Maliyet ve düşük fiyat sebebiyle birçok çiftçi gelecek yıl tarlaya ürün ekemeyecek. Münavebe şartı getirildi için çiftçi 3 yıl üst üste pamuk ekerse 3. yıl ürünün primini alamıyor bu yüzden biz çiftçilerimizin buğdaya yöneldiğini görüyoruz. Gelecek sene yüzde 20 oranında pamuk ekiminde azalma olabilir. Bizim pamuk üretmemiz lazım çünkü sanayinin ihtiyacı var. İthalata ödeyeceğimiz para içeride kalırsa bunun katma değeri yüksek oluyor böylece ülkemiz adına daha fazla kazanç elde ediyoruz. Konseyin hükümete sunduğu çeşitli tedbirler var. Biz kısa vadeli çözümlerin peşinde değiliz. Orta ve uzun vadeli çözümler istiyoruz.” dedi

GDO’suz Türk pamuğu markası sahiplenilmeli

Bertan Balçık son olarak; “Sürdürülebilir bir pamuk üretimi için; GDO’suz Türk pamuğu markası sahiplenilmeli, ön plana çıkarılmalı ve Türkiye markası olarak dünyaya lanse edilmeli. Daha iyi pamuk için sertifikasyon sistemine üreticilerimiz adapte edilmeli hatta bu mecburiyet haline getirilmeli. Sertifikasyon sistemiyle üretilen pamuklar dünyada büyük markalar tarafından talep görüyor. Biz ülke olarak üreticiler olarak bu yeni trende katılmalıyız. “ şeklinde konuştu