TÜRKTOB ve ECOSA Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan, tohumculuk ve tarım sektörüne ilişkin basın toplantısı düzenledi. Akcan: “Türkiye’de GDO’lu tohum yok” açıklamasında bulundu.

Tohumculuk sektörünün kamuoyu tarafından çok yanlış algılarla bilinen bir sektör olduğunu ifade eden Akcan " Yıllardır tüm samimiyetimizle doğruları anlatmaya çalışıyoruz. Eksiklerimiz varsa zaten kendimiz söylüyoruz. Biz bir adım gitmeye uğraşırken karşıt görüşler yüz adım gidiveriyor.Popüler doktorlar, fitoterapistler, gazeteciler, bitkisel ürün satıcıları, konu ile ilgili tek satır okumamış siyasetçiler, ya da işin doğrusunu bilen ama kamuoyu oluşturmak için bile bile yalan söyleyen kesimler, ata tohum, yerel tohum, hibrit tohum, GDO’lu tohum, sertifikalı tohum hepsini birbirine katıp insanlarımızı yediğinden içtiğinden soğutuyorlar.Kanser yapan tohumlar, kısırlık yapan tohumlar, yerli tohumları yok eden tohumculuk firmaları vs. gündeme gelen konular arasında yer alıyor.Hatta zaman zaman öyle bir intiba oluşuyor ki; sanırsınız tohumculuk sektörü vatan haini.Biz yine de bu kadar teknik konularda tüm detayları bildiğini sanan ve kamuoyunu yanlış yönlendirmeye çalışanlara aynı ithamda bulunmak istemiyoruz." şeklinde konuştu

Ülkemizde GDO’lu tohum yoktur. Kanunen yasaktır.

Ülkemizde GDO’lu tohum yoktur. Kanunen yasaktır. Üretilemez, ithal edilemez dolayısıyla ekilemez açıklamasında bulunan Akcan; "Hibrit tohum dediğimiz teknolojinin GDO ile hiçbir ilgisi yoktur. Gen transferi söz konusu değildir. Hibrit melezleme demektir. Dünya var olduğundan beri doğanın kendi kendine gerçekleştirdiği bir yöntemdir. Doğadaki melezlemeden tek farkı bilim insanları tarafından bilimsel veriler ve araştırmalar eşliğinde kontrollü ortamda yapılmasıdır. Doğal olmayan hiçbir unsur yoktur. Hibrit tohumlar kısırdır hatta insanlarda kısırlık yapar deniliyor. Bunlarda yanlıştır. Hibrit tohumla ürettiğiniz bir ürünün çekirdeğini/tohumunu tekrar tohum olarak kullanabilirsiniz. Ancak bu tohum ilk ektiğiniz hibrit tohum değildir. Melezleme geriye doğru gittiği için özelliklerinin bir bölümünü kaybetmiştir. Yine ürün alırsınız ancak, ilk tohumdaki verimi, kaliteyi beklemek bilim dışıdır.  Hibrit tohumun cinsel kısırlığa yol açtığını ispatlayan bir bilimsel araştırma yoktur." ifadelerini kullandı

Yerel tohumların kullanımı yasak mı? 

Yerel tohumların kullanımı hakkında da açıklama yapan Akcan "Yerel tohumların kullanımı yasak mı? Tartışılan bir konuda budur. Çiftçilerimiz kendi mahsullerinden elde ettikleri tohumları kullanabilir, takas edebilir. Bunu kim yasaklayabilir ki? Ancak ticarete konu edemez, para ile alıp satamaz." dedi

Sertifikalı tohumun önemine değinen Akcan "Hasat zamanı geldi, ortada ürün yok. Ya da ürün var ama size 500 kilo verim alacaksın denildi, çıktı 300 kilo. Hadi verimde tuttu diyelim, ürün hastalıklı ya da sizin istediğiniz çeşit değil. Ne yapacaksınız? Hesabını kime soracaksınız? Devletimiz diyor ki; tohumun türü, kalitesi, verimi şudur. Bu hastalıklara dayanıklıdır, şu hastalıklara dayanıksızdır. Şu zaman olgunlaşır, bu zaman hasat edilir. Garantisi benim. Garantisi tohumu aldığın firmadır. Sertifika tohumun kimlik kartıdır. Bir sorun çıkarsa gidersin TÜRKTOB Hakem Kurulu’na ya da mahkemeye, hakkını arasın.Bugün en basit çikletin bile ambalajı olacak, üzerinde her şeyi yazacak, ama dünyanın en önemli ürünü olan tohumun olmayacak öyle mi? Bunun savunulacak bir tarafı var mı?  " diye konuştu

20 milyon dolar artıdayız

Tohum ithalatının 178 milyon dolar, ihracatının ise 152 milyon dolar olduğunu vurgulayan Akcan "Tohumculuk sektörü dışa bağımlıdır. İthal etmezsek aç kalırız. Böyle bilenlerimiz var değil mi? Tohum ihracatımız miktar bazında ithalatımızdan fazladır. Ama tabi ki daha önemli olan bunun parasal değeridir. Tohum ithalatımız 178 milyon dolar, ihracatımız 152 milyon dolar. 26 milyon dolarlık bir açık var.Ancak buna sektörümüze dahil olan fidan ve süs bitkilerini de eklediğimizde durum tersine dönüyor, ihracatımız 260 milyon dolara çıkıyor. İthalatımız ise 240 milyon dolarda kalıyor. Yani 20 milyon dolar artıdayız." dedi