Tunceli’nin genelinde üretilen bal, kuru fasulye, kırmızı, yeşil mercimek, un, sirke, reçel, marmelat, bal, meyve kuruları ve kaya tuzu gibi doğal ürünler, yurt içi ve yurt dışından yoğun talep görüyor. Talebe cevap vermek amacıyla kentte kooperatiflerin yanı sıra kurulan kolektif oluşumlar da üretime ciddi oranda katkı sağlıyor.

Kentte kurulan Dersim Ovacık Doğal Ürünleri Kolektifi’de, merkez ve 7 ilçede üretilen nohut, kuru fasulye, mercimek, bulgur, un, meyve kuruları, bal, pekmez ve reçel gibi doğal ürünleri aracısız iç piyasaya sunuyor. Öte yandan aracılar vasıtasıyla yurtdışına da ihracı sağlanan doğal ürünleri 50 üreticinin yer almasıyla üretiliyor. Üretimin genişletilmesi için Vali Tuncay Sonel’in desteğiyle organize sanayi bölgesinde temin edilen kolektif, Almanya, Hindistan ve Rusya’dan da talep aldığı öğrenildi.

2007 yılından arıcılıkla uğraşırken balın yanı sıra diğer doğal ürünlere de talep olmasıyla 2010 yılında bu konuda da üretim yapmaya başladıklarını belirten Doğal Ürünler Kolektifi üyesi Barış İmre, “İki kişiyle başladığımız oluşum 2019 yılında 50 kişiye ulaştı. 2020 yılı için hedefimiz bu sayıyı 150-200’e çıkarmak. 50 üreticimiz sadece Ovacık ilçesinde bulunmuyor. Tunceli’nin merkez ve yedi ilçesinde üretimimizi yapıyoruz. Ürün yelpazemiz çok zengin. Kuru fasulye, kırmızı ve yeşil mercimek, un, sirke, reçel, marmelat, bal, meyve kuruları, Pülümür kaya tuzumuz var. 2019 yılında yaklaşık 300 ton civarında bakliyat ürettik bu rakama kurutulmuş meyveler dâhil değil” dedi.

Almanya, Rusya ve Hindistan’da doğal ürünlerden talep ediyor

Ürünlere iç piyasanın yanı sıra yurt dışından da talep olduğunu vurgulayan İmre, “Bir Alman firması bizden bu yıl için 500 ton nohut ve kırmızı mercimek talep etmektedir. Eğer bu anlaşmayı gerçekleştirirsek biz bunu bölge illerine yayacağız ekim kısmını. Sadece kendi ilimizde bu ürünleri temin edemeyiz. İhracat noktasında gerekli anlaşmaları yaparsak üretici sayımızı daha yukarı çıkaracağız. Bununla birlikte üretici sayımızın 500 olması demek onun yanında 200 kişinin de istihdam edilmesi demektir. Ürünün ekiminden, elenmesine, paketlenmesine nakliyesine kadar herkes faydalanacak. Bunun yanında diğer bölge illerine de iyi bir girdi olacağını düşünüyoruz. Bu sene aracı vasıtasıyla Rusya’ya 5 ton bal gönderdik. 2019 yılı Mayıs ayında Fildişi Sahilleri’nden 10 ton ürün istendi ancak temin edemediğimiz için gönderemedik. Yine Hindistan 15 ton ürün istedi iç piyasaya cevap veremediğimiz için onlara da göndermedik. Tesisleşmeyi tamamlamamız halinde bu yıl hedefimiz bin ton üretim yapmak. Biz bu çalışmaları yaparken asıl amacımız üreticiden direkt tüketiciye sağlıklı ürünleri ulaştırmak” diye konuştu.

Atalık tohumlar kullanılıyor

Üreticilere tohum desteği de sağladıklarını da aktaran İmre, “Kendi yerli atalık tohumlarımızdan tohum desteği sağlıyoruz. Onları bu şekilde üretime teşvik ediyoruz. Aynı zamanda Türkiye’de bayilikler vermeyi de düşünüyoruz. Bunun için sosyal medya hesaplarımızdan duyurular yaptık. Bu sayede daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşmış olacağız. Elde edilen gelirlerin bir kısmını sosyal sorumluluk projelerinde kullanıyoruz. Özellikle il dışında ihtiyaç sahiplerine gönderiyoruz. Yakın zamanda Elazığ ilimizde bir deprem oldu. Depremin ardından Malatya’nın Pötürge ilçesindeki ihtiyaç sahiplerine 2 ton ürün yolladık” dedi.

Eleme ve paketleme noktasında yer sıkıntısı çektiklerini ve bu sorunun Vali Tuncay Sonel sayesinde çözüldüğünü de anımsatan İmre, organize sanayi bölgesinde kendilerine yer temin edildiğini aktardı.