Bölge halkı jeotermal sistemi istemiyor

Çiftçilerin jeotermal enerjiyi istemediklerini belirten İbişoğlu; ‘’İzmir’in farklı bölgelerinde 9-50 bin dekar alanı kapsıyor. Çiftçi kayıt sistemine bakıldığında Tire bölgesinde üretim yapılan alanların büyük çoğunluğunu kapsıyor. Bilim adamlarına göre jeotermal enerji en temiz en sağlık enerji ancak biz ülkemizdeki örneklerine bakarak bölgemizde uygulansın istemiyoruz’’ dedi.

Gerekli hukuk mücadelemizi vereceğiz

İbişoğulu; ‘’3573 sayılı zeytincilik kanununun 20. Maddesine göre zeytinlik alanının 3 kilometre yakınına fabrika ya da tesis yapılamaz. Tirenin jeotermal alanlarının tamamında zeytin üretimi yapılıyor bu konun maddesine güvenerek ihaleden olumsuz bir sonuç çıkmasını bekliyoruz.  İhalenin olumlu sonuçlanması durumunda gerekli yerlere müracaatları ederek hukuk mücadelemizi vereceğiz’’ şeklinde konuştu.

“Girdi maliyetleri düşürülsün”

Girdi maliyetlerinin düşürülmesini isteyen İbişoğlu; “Bölge geleni ağırlıkla olarak hayvancılıkla geçimini sağlıyor Tire bölgesinde özellikle süte dayalı bir hayvancılık yapılıyor. Bölgedeki süt fiyatı konseyin açıkladığı fiyatla aynı ölçekte. Üreticinin asıl zorlandığı girdi maliyetleri yem, yakıt, gübre ve gıda ilaç fiyatlarının yüksek olması bunun yanı sıra bölgemizde devlet sulaması yok üretici yer altı kaynaklarını kullanarak sulama yapmaya çalışıyor buda elektrik maliyetini ciddi şekilde arttırıyor’’ dedi.

Yetkililere doğru bilgi aktarılmıyor

Sağlıklı hayvanını kesime yollamak zorunda kalan üretici için İbişoğlu; ‘’Devletten teşvik alıp çiftlik kuran üretici ciddi sıkıntı yaşıyor. Hem kaba hem suni yemi dışardan alan üretici maliyetler altında eziliyor. Kar elde edemeyince sağlıklı hayvanını kesime yollamak durumunda kalıyor. Bizim devletten beklentimiz süt fiyatlarının artırılması değil üretim maliyetlerinin düşürülmesi yetkililere doğru bilgi aktarıldığını düşünmüyorum’’ ifadelerini kullandı.