Bir malvarlığının devri karşılığında bir kimsenin ölünceye kadar bakılmasını öngören bir sözleşmedir. Özellikle kırsal kesimde oldukça yaygın olarak görülmektedir. İki tarafı da borç altına sokmaktadır. Bir taraf bir kimseye ölünceye kadar bakmak zorundadır. Diğer taraf ise vaat ettiği mal varlığını karşı tarafa devretmelidir.

             Bu sözleşmenin geçerli olması için sözleşmenin resmi şekilde yapılması şarttır. İki şahit huzurunda ve yetkili resmi görevli nezaretinde hazırlanır. Bu resmi görevli noter, sulh hâkimi yahut kanunla kendisine yetki verilmiş bir kimse olmalıdır. Bir nevi miras sözleşmesi gibi hazırlanmaktadır. Yazılı olması gerekmektedir.

            Bakılacak olan kişinin ikamet, besleme, giydirme, görüp gözetme gibi her türlü insani ihtiyaçlarının karışılması gerekmektedir. Vesayet altındaki kişiler için ise Asliye Hukuk Mahkemesi Hâkimin izni gerekmektedir.

            Bakan kişi ise gerçek ve tüzel kişi olabilir. Yani kurumlar lehine de düzenlenebilir. Hatta üçüncü bir kişide olabilir. Eşlerde bir birleri için böyle bir sözleşme düzenleye bilirler.

            Bakılacak olan kişi taşınmazını devrettikten sonra bu sözleşmeye dayalı olarak taşınmaza ipotek koyabilir. Bunu devirden sonra üç ay içinde istemelidir.  Çünkü sözleşmeden sonra bakıcı görevlerini getirmezse hak kaybı yaşamamış olur. Bununla birlikte bakan kişi artık gayrimenkulü devredemez ve satamaz. Yükümlüğünü yerine getirmek orunda kalır. Yine devri yapılan taşınmaz için bakılan kişi, intifa hakkı (Kullanma Hakkı)talep edebilir. İki tarafında mağduriyet yaşamaması için ölünceye kadar bakma sözleşmesinin tapuya şerh edilmesi yerinde olacaktır.

            Bakıcı; bakılacak kişiden önce ölürse, bakıcının mirasçıları bakılan yıl kadar yapılan harcamalar ve emek içinde talep ve dava hakkına sahiptirler.

            Bahsi geçen sözleşme gereği; sözleşme yerine getirilmemişse, ortada bir kötü niyet varsa, mirastan mal kaçırmaya yönelikse sözleşmenin iptali istenebilir.

            Bakılacak kişinin mirasçıları devredilen mal varlığı yüzünden mahfuz (saklı) hisselerini kaybetmişlerse tenkis davası açabilirler. Yine bakılacak kişinin alacaklıları da sözleşmenin iptali davası açabilirler.

Av. Serap EVCİMEN ÇİÇEK

ANKARA

s.evcimencicek@gmail.com

05425464319