Muhtarın orman kararlarını koz olarak kullanmasıyla köyün hayvancılığa kapatıldığını ifade eden Yıldırım “10 yıldır başka il ve ilçelerde, dağlarda yaz kış hayvancılık yapmaktayım. Köyümde tapulu evim, ahırım, teşkilatım varken ben yaban ellerde çadırda hayvancılık yapıyorum. 10 yıldır gitmediğim makam kalmadı. Yazılı, sözlü olarak derdimi anlattım. Ama hiç kimse beni dinlemedi. Hiçbir sonuç alamadım.” şeklinde konuştu

 “400 koyunla dağlarda yapayalnız kaldım”

Tek başına ailesini geçindirmeye çalışan Yıldırım “Ben bir üreticiyim. 400 tane koyunum var. Ben bir yerde kendi kazancım için bu işi yapıyorum. Ama diğer yandan da ülke ekonomisi için bu işi yapıyorum. 3 çocuk okutuyorum. Yatalak bakım hastası annem var. Eşim Erzincan’da anneme bakıyor. Ben tek başıma dağlardayım. Şu anda hayvanlarım yarı aç durumda. Telef oluyorlar. Bana da yazık günah. Tek başıma 400 koyunla dağlarda yapayalnız kalmışım. Bana imkân verseler köyümde olsam bu sayıyı ikiye katlarım. Ben üreticiyim. O muhtara birileri dur desin.” dedi

“Bir bez parçasının altında yaşıyorum “

Köyde muhtardan başka kimsenin yaşamadığını ifade eden yıldırım “İnsanlar ilçede yaşıyorlar. İkametlerini köyde tutuyorlar. Seçim zamanı muhtarı muhtar seçip gidiyorlar. Bu bir suçtur ve ben bunu her yerde anlattım. Bu yasak 10 yıldır yetmemiş 15 yıl daha uzatmışlar. 15 yıl sonra açılacakmış hayvancılığa. Bu ne demek Allah aşkına. Birileri duysun benim sesimi. Ey devletimi temsil eden yetkililer. Yoruldum, bıktım. Yaşım 54. Ben bu yaşımda dağlarda, taşlarda çadırda yaşıyorum. Sizler kaloriferli evlerinizde üşürken ben çadırda yaşıyorum. Bir bez parçasının altında yaşıyorum. Bende bu vatanın evladıyım. Hem de şehitler veren evladıyım. Duyun sesimi, kaldırın bu yasağı.” şeklinde konuştu

Osman Yıldırım  yasağın kalmasını ve köyüne dönmeyi bekliyor