Bir borcun ya da bir sözün yerine getirilmemesi durumunda; üzerine bütün sorumluluğu almaya “kefillik” denir. Kefilin sorumlu olduğu en yüksek miktar ve kefillik tarihi yazılı olarak gösterilmediği müddetçe o kefillik geçerli değildir. Yine bu duruma ilaveten “müteselsil kefalet” yani var olan bir borcun belirli bir bölümü yerine tamamından sorumlu olma hali varsa tarafların sözleşmeye el yazıları ile okuyup anladıklarını beyan etmeleri şarttır. Kefalet sözleşmesindeki miktar ve tarih değişiklikleri kefilin rızası dışında yeniden düzenlenmişse sözleşme geçersiz hale gelir. Bu durum ise çiftçilerimizin de en çok sordukları soruların başında gelmektedir.

            Kefil eğer hâlihazırda evli ise bu sözleşmeye eşinin yazılı olarak rıza vermesi gerekmektedir. Bu rıza en geç sözleşmenin kurulma anına kadar verilebilir. Sözleşme kurulduktan sonra verilen rıza ilgili kefilin kefaletini geçersiz kılar.

            Kefilliğin birçok çeşidi vardır. Burada iki çeşidinden bahsedeceğiz. Kefillik sözleşmesi yapılırken bu hususu gözden kaçırmamak gerekir.

            Adi kefillikte alacaklı borçluya başvurmadan doğrudan kefile müracaat edemez. Fakat borçlu artık iflas etmişse, konkordato ilan etmişse, yurtdışına kaçmışsa veya kesin aciz belgesi almışsa artık kefile borcu ödemesi için başvurulur.

            Müteselsil kefillikte ise alacaklı borçluya gitmeden kefile başvurabilir. Burada bakılacak şey kefalet sözleşmesidir. Asıl borcunun açıkça ödeme güçlüğü varsa kefile gidilir ama asıl borçlunun ipotekli rehinli bir mal varlığı var ise önce onların paraya çevrilmesi gerekmektedir. Yine adi kefaletteki durumlar var ise doğrudan kefile gitmek mümkündür.

            Kefillikten kaynaklı asıl borcun ödenmemesi ve yaşanılan icra takibi dolayısıyla kefilinde banka kredi notu etkilenir ve puanı düşer.

            Kefillik sözleşmesinde kefaletin başlangıç ve bitiş tarihi yoksa eşin açık rızası yoksa kredi ödemesi henüz asıl borçlunun hesabına daha yatmamışsa, asıl borçlu krediyi ödemiş veya 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuşsa, asıl borçlu kötü niyetli davranıp borcunu ödemekten kaçınıyorsa hâkim kararı ile kefillik düşer ve kefilin sorumluluğu ortadan kalkar.

            Kefilin ilk yapacağı şey borcun kaynağı olan belgelerin bir örneğini talep etmektir. Bu kredi sözleşmesi de olur yahut bono çek gibi kıymetli bir evrakta olabilir. Çünkü asıl borçlu borcunu ödemezse borçtan artık kefil sorumlu olacaktır.

            Asıl borçlu borcunu ödeyemezse ve borç için alacaklı yeni bir yapılandırma yaparsa bu durumu kefile bildirmek zorundadır. Bildirdikten sonrada bu yapılandırmaya kefilin muvafakati var ise el yazısı le kefilden olur almak zorundadır. Bu işlemler yapılmazsa kefillik hâkim kararı ile geçersiz olacaktır.

            Bu hafta ki konumuzun özellikle kredi kurumlarından kredi kullanan ve kefil olan çiftçilerimize faydalı olacağını düşünüyorum.

Av. Serap Evcimen ÇİÇEK

05425464319

s.evcimencicek@gmail.com