Domates’in kış sebzesi olmadığını, 'Kışın domates yersem bir bardak tarım ilacı içmiş olurum' diyen Fetaterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş’ın sözlerine tepki gösteren Kırkpınar Başpehlivanları “Biz bu domates ve sebzeleri yiyerek besleniyoruz. Biz bu sebzeleri yiyerek başpehlivan oluyoruz. Biri çıkıp saçmalıyor. Tüm emeklerimiz heba oluyor” dediler

2015 – 2018 yılı Kırkpınar Başpehlivanı Orhan Okulu; “ Benim babam da çiftçi ailem de çiftçi. Biz bu domatesleri yiyerek besleniyoruz. Domatesi ve diğer sebzeleri hepsini yiyoruz. Tabi biz gücümüzü bu sebzelerden alıyoruz. Küçük yaşlardan beri sebzenin içindeyiz. Bu sebzelere sağlığa zararlı olsaydı başka yerlere de göndermezdik. Önce kendimiz ağacından kopardığımız gibi yiyoruz” dedi.

2002 Kırkpınar Başpehlivanı Hasan Tuna ise atalarının bile sebze üretimiyle uğraştığını, domates, biber, patlıca, salatalık gibi sebzeler yetiştirdiğini belirterek "Biz de çiftçilik yapıyoruz. Bu işin içindeyiz. Halen domatesi biberi patlıcanı yetiştiriyoruz. Bunun içinde besleniyoruz. Bundan ekmek kazanıyoruz. Bazı arkadaşlarda kötü lanse ediyor. Zehirliymiş diyorlar. Zehirli olsa işte arı, arı zehrin içinde arı yaşar mı? Bu domatesleri toplayıp gönderdiğimizde inceleme yapıyorlar. Zehir var mı ilaç var mı diye. Onlar (kalıntı)olunca ceza yazıyorlar. Bir daha çiftçilik yapamıyorsun. Ondan sonra bazı arkadaşlar da kötü lanse ediyor. Daha yeni sebze de iyi kötü para kazanılsın diye uğraşılıyor. Emeklerimizin karşılığı kazanılsın diye uğraşılıyor. Birisi çıkıyor. Saçmalıyor. Ondan sonra emeklerimizi yabana götürüyor. Böyle bir şey yok arkadaşlar. Bakın. İşte dalından koparıyorum. Yiyorum. En sağlıklı şey. Biz bunlarla büyüdük. Bunları yiyerek büyüdük. Hiç yıkamamıza bile gerek yok. İlaç nereymiş bunda. Hiç yok. Sağlıklı bir şekilde yiyebilirsiniz. Sebzelerimizde ilaç diye hiçbir şey yok. Kalıntı da bulamazsınız. Çünkü hep incelemelerle gelip geçiyor bunlar” dedi

Kumluca Ziraat Odası yetkilileri ise üretimlerinin kesinlikle denetim altında olduğunu belirterek " Eğer bir ülkenin tarımı yoksa, sanayisi yoksa, askeriyesi yoksa o ülke yoktur. Bu sözleri de biz, Türkiye Cumhuriyetine sıkılan bir kurşun olarak görüyoruz. 24 saatin en kötü şartlarda 17 – 18 saati ayaktayız. Yağmurda, çamurda sıcakta, soğukta. Her türlü hava şartlarında. Bu pandemi döneminde herkes evindeyken, sıcak sobasının başındayken biz yağmurda çamurda alandayız. " diye konuştu.