Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından İzmir’de düzenlenen “Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Buluşması’na katıldı.

Bakan Pakdemirli, toplantıda özellikle zeytin ve zeytinyağı ile baldaki tağşiş konusu hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Yılın ilk günlerinde yasa tasarısı getirmek istiyoruz.

Mümkün mertebe yönetmelik ve mevzuat gereği cezaları son raddesine kadar kullandıklarını ifade eden Pakdemirli" Yılın ilk günlerinde yasa tasarısı getirmek istiyoruz. Kanunların arkasından dolanan üreticiler var. Tağşişin üzerinde özellikle duracağımızı, tağşiş yapanları piyasada yaşatmayacağımızı, aman vermeyeceğimizi, ticaret imkanı tanımayacağımızı açıkça ifade etmek istiyorum. Günde 323 katı ve sıvı yağ gıda işletmesini denetlemişiz bu sene. Toplam 3 bin 756 denetim ve bin 627 adet numuneden 718’i zeytinyağı numunesi. Burada da 156 firmayı ifşa etmişiz. İfşalarımız sistematik olarak devam edecek. Bu konularda bazen ses çıkıyor, bazen de hatalar olabiliyor. İlk yapılan hatada firmaların ticari hayatını tamamen bitirecek bir aksiyon almak doğru değil ama bu hatalar tekrar ediyorsa sıkıntılar var.” şeklinde konuştu

“Zeytinyağında fiyat yapıcı değiliz”


Bakan Pakdemirli, zeytin ve zeytinyağı birinci sırada üretilen ürün olmamasına rağmen Türkiye’nin en önemli ürünlerinden biri olduğunu vurguladı. Bu işten katma değer alınması gerektiğini kaydeden Bakan Pakdemirli, “Zamanında yurt dışından gelip direktif vermeye, hap olarak yutturmaya çalıştılar. İtalyanlara dedik ki, ‘rafine deyip duruyorsunuz ama katma değeri beraber yapalım.’ Zor olsa da bu teknolojiyi onlardan aldık. Üzerine AR-GE koyduk, Türkiye’ye katma değer olarak dönmesini sağladık. Sürekli katma değeri aramamız lazım. Zeytin ve zeytinyağı tarafında yapacağımız aslında çok şey var. Dünyada sofralık zeytinde üçüncü sıradayız, zeytinyağında 5. sıradayız. Üretici dostu politika ürettiğimiz için birçok zeytin müstahsili beni arıyor ve geliyor. Ama zeytinyağında fiyat yapıcı değiliz. Olmak istiyorsak en azından 2.’liğe oturmamız lazım. 90 milyon ağacı 180 milyona çıkarmak güzel bir başarı. Zeytin ordumuz var ama bunu üç katına çıkarmanın yollarını aramamız lazım” ifadelerini kullandı.

Zeytin daha çok desteklenmeli

Zeytinin daha çok desteklenmesi gerektiğini belirten Bakan Pakdemirli “İyi bir mesafe katettik ama istediğimiz yerde değiliz. 2015-2019 yılları arasında 1.5 milyon yabani zeytini aşıladık, 180 bin zeytin fidanı diktik. 3 milyonu aşkın zeytin ağacını ekonomiye kazandırdık. Bunların yıllık 500 milyon liraya ekonomiye katkısı var. İzmir’de 36 köyde 80 bin yabani zeytin ağacını aşıladık. 40 bini aşkın zeytin fidanı diktik. Bakanlık olarak zeytinle ilgili desteklerin hepsine devam edeceğiz. Orman tarafında da gideceğimiz çok mesafe var. Orman tarafında iki eksen var. Birincisi orman vasfı taşıyan ama orman olmayan arazilerin tekrar ağaçlandırılması konusunda zeytinin değerlendirilmesi, ikincisi sahipsiz yabani zeytinlerin aşılanıp ekonomiye kazandırılması konusu var. 2023’e kadar rakamlı bir plan istedim. İzmir’e gelirken Orman Genel Müdürüne kaç tane yabani zeytinin aşılanacağını sordum. 2023’e kadar 2 milyon yabani zeytin aşılayacağız diye taahhüt aldık. 500 bin yabani zeytini önümüzdeki yıl aşılamış olacağız. Zeytincilik yapılan illerimizde 300 dekar alanda 12 milyon fidan dikeceğiz. Özel ağaçlandırmayla ilgili yönetmeliğimiz yayınlandı.” ifadelerini kullandı.

Markalaşma ve coğrafi işaret


Zeytinde dünyayla mutlaka yarışılması gerektiğini ifade eden Bakan Pakdemirli, organik gübre, markalaşma ve coğrafi işaret konularının önemine dikkat çekti. Pakdemirli, “Organik gübre konusu önemli. Markalaşmaya yoğunluk vermemiz gerekiyor. Markalaşarak ihracat yapmamız gerekiyor. Teşvikler iyi. Coğrafi işareti ürünlere anlam yüklemek önemli. Rafineyi bir tarafa koyuyorum; sızma zeytinyağlarını hak ettiği gibi işleyip, hak ettiği gibi ambalajlayıp, hak ettiği coğrafi işaret koyup pazarlayamıyoruz. Hepsinin birbirinden güzel özellikleri var. Bunları ambalajlara farklı farklı koyup farklı fiyatlandırarak çok daha iyi pazarlayabiliyor olmamız lazım. Coğrafi işaret tescillerini bir an evvel bitirip pazarlamayı artırmamız lazım” diye konuştu.

"Bize ‘fiyata müdahale edin’ diyorlar. Yapamıyoruz"

Yağı daha iyi pazarlayabilmek için üretici dostu politikalar ürettiklerini ancak fiyata müdahale edemediklerini dile getiren Bakan Pakdemirli, "Bize ‘fiyata müdahale edin’ diyorlar. Yapamıyoruz, çünkü ürünün çoğu yurt dışına gidiyor. Türkiye’deki fiyatı biz nasıl şekillendirebiliriz; eğer talep artarsa, herkes bunu yemeye başlarsa o zaman şekillendirmeyle ilgi yol alma imkanı olabilir. Ayrıca üretimi de artırmamız lazım. Ancak bu şekilde fiyat yapıcı ülkelerden biri olma konumuna gelebiliriz. 15-20 yılda işçilik problem olmaya başlayacak. Bundan sonra ekilen zeytinlerin yarısını sık dikim yapmalıyız. Süper yoğunluklu ekimi önemsiyorum. İleride çocuklarınıza bıraktığınız zeytinlerin toplanmasını istiyorsak bu taraflara girmemiz lazım” dedi.