Tarım ve Orman Bakanlığı, "500 bin ton buğday ithalatı" iddialarına ilişkin, "Piyasa düzenleyici konumda olan TMO'nun ithalat kotasındaki 500 bin tonluk artış mevsimsel dalgalanmalara karşı kullanılmak üzere tahsis edilmiştir." açıklamasında bulundu. 

Bakanlıktan yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında "Sıfır gümrükle 500 bin ton daha buğday ithal edilebilecek" başlığıyla haberler yapıldığı anımsatıldı.

Habere konu olan Buğday Raporu'nda, gelecek sezon için bir öngörü yapılarak, buğday ekim alanlarında artış beklendiğinin belirtildiği açıklamada, "Bu kapsamda buğday ekim alanlarının artması beklenirken, buğday ithalatı neden yapılıyor diye sormak gerçeklikten uzak bir yaklaşımdır. Piyasa düzenleyici konumda olan TMO'nun ithalat kotasındaki 500 bin tonluk artış mevsimsel dalgalanmalara karşı kullanılmak üzere tahsis edilmiştir." ifadelerine yer verildi. 

Açıklamada, haberlerde çelişki olarak belirtilen üretim alanı artışı öngörüsüyle gerektiğinde kullanılacak olan ithalat yetkisinin aynı üretim sezonunu kapsamadığı kaydedilerek, ithalata kota verilmesinin kesin ithalat yapılacak anlamı da taşımadığı vurgulandı.

165 ülkeye ihracat yapıldı

Söz konusu ithalat kararının tedbir amacıyla alındığının altının çizildiği açıklamada, şunlar kaydedildi: "Nitekim ülkemizde buğday üretimi kendi ihtiyacımıza yetecek düzeydedir. TÜİK verilerine göre ortalama buğday üretimimiz 20,5 milyon ton olup, tüketimimiz ise 18,2 milyon tondur. Söz konusu ithalatlar, 'Mamul Madde İhracatına Yönelik' olarak yapılmaktadır. Ülkemiz, dünyada un ihracatında 1'inci sırada, makarna ihracatında ise 2'nci sıradadır. Son 18 yılda ülkemiz, 59 milyon ton buğday ithalatına karşılık, 73 milyon ton buğday karşılığı mamul maddeyi (un, makarna, bulgur, irmik, bisküvi) 165 ülkeye ihraç etmiştir.

Söz konusu rakamlardan da anlaşılacağı üzere Türkiye bu konuda ihracatçı ülke konumundadır. Toprak Mahsulleri Ofisine verilen ithalat yetkileri genel bir yetki olup, ihtiyaç halinde kullanılabilecektir."

İthalat yetkisinin hasat sezonunda kullanılmasının söz konusu dahi olmayacağı aktarılan açıklamada, "Asla üretici mağduriyetine sebebiyet verilmemektedir. Esas olan piyasa fiyat istikrarıdır. İstikrarlı bir piyasada üretici de tüketici de korunmuş olacaktır." değerlendirmesine yer verildi.