Veteriner Hekim Tahir Yavuz, 4 Ekim hayvanları korum günü için kaleme aldığı yazısını siz değerli okurları paylaştı.

Dünya genelinde 4 Ekim Hayvanları Koruma günü olarak belirlenmiş olup, hayvanların iyi koşullarda beslenmeleri, korunmaları, işkence ve eziyetten uzak tutulmaları gibi konularda farkındalık yaratmayı amaçlayan bir gündür.

Amaç, sirklerde, hayvanat bahçelerinde, sokaklarda ve çiftliklerde bulunan hayvanlara merhametli davranılmasını, kötü muamele yapılmamasını sağlamaktır.

Hayvanları koruma günü, bilerek ve bilmeyerek, farkında olarak veya farkında olmayarak hayvanlara insanlar tarafından kötü davranılmasının önlenmesi için Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu tarafından ilan edilmiştir.

Bugün ile ilgili faaliyetler çiftliklerde tuttuğumuz, etinden sütünden yararlandığımız hayvanların da korunmasını kapsamaktadır. Ülkemizde ne yazık ki bilgisizlikten, bilinçsizlikten dolayı konforsuz barınaklarda sıkışık, amonyak dolu, havalandırmasız, kalabalık, pis ve ıslak ortamlarda hayvancılık yapılmaktadır. Tabii ki bilinçli, bilgili bir şekilde hayvancılık yapan işletmeler de vardır. Fakat bu gibi işletmeler halen çok azdır. Genellikle duvarlar arasında, havalandırmadan yoksun barınaklarda, sıcaklık stresine karşı koruyamadığımız, serinletme ile ilgili önlemler almadığımız uygun olmayan koşullarda hayvancılık yapmayı sürdürüyoruz. Çiftlik hayvanlarının da stres yaratmadan kaliteli yeme, temiz suya rahat yatabilecekleri barınaklara, kuru ve temiz ortamlara ihtiyaçları vardır. Bu koşullar onların temel ihtiyaçları olup diğer yandan verimleri için de gereklidir.

Çiftlik hayvanlarının aç, susuz, havasız kalmaları, sert zemin üzerinde yatıp kalkmaya mecbur bırakılmaları, konfor ve sağlık yönünden kabul edilemez. Diğer yandan bu tip işletmelerin sürdürülebilir olması da mümkün değildir.

Bilinmelidir ki; konfor ve verim birbirine paraleldir. Her işte olduğu gibi hayvancılık işletmelerinde de temel kurallar vardır ve bu kurallara uyulmalıdır.

Dünyada hayvan refahına büyük önem verilmektedir. Hayvanların stresten uzak tutulmaları ve hasta olmalarının, aç kalmalarının ve ağrı çekmelerinin önlenmesi başlıca görevimizdir. Örneğin; şiddetli sancı ve ishal ile hayvanları rahatsız eden Salmonellosis hastalığı artık tüm dünyada hayvan refahı sorunu olarak algılanmaktadır. Koyunların dirsekleri üzerinde yürümesine kadar varabilecek topallık sorununa yol açan Piyeten (tırnak çürüğü) hastalığı, sığırların yaşamlarını ve verimlerini kötü yönde etkileyen Panarisyum hastalığı (şiddetli topallık) hayvan refahındaki eksiklikleri ortaya çıkarmaktadır.  

Çiftlik hayvanlarını, toksik (zehirleyici) ve zararlı maddelerden, kaygan zeminlerden, her türlü kötü koşuldan uzak tutmak amacıyla Uluslararası Süt Federasyonu (IDF) ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2004 yılında Good Dairy Farming Practice (İyi Süt Sığırcılığı Uygulamaları) adı altında bir kurallar zinciri yayınlamıştır. Bizim de bu kurallar zincirini ülkemize taşıyarak bilinçli, bilgiye dayalı hayvancılık yapmamızın zamanı gelmiştir.

Hayvanları koruma gününün gerçek anlamda bir farkındalık yaratmaya katkıda bulunmasını dilerim.