Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçe görüşmelerine katılarak, milletvekillerine sunum yaptı. Pakdemirli, son 17 yılın 14'ünde ortalama yüzde 2.8 büyüme yaşandığını belirterek, ''Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sağladığı hızlı karar alma mekanizması ile 2 yılını yüzde 2,1 ve 2019 yılını ise yüzde 3,7 büyüyerek tamamladı. 2020 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,6 ve ikinci çeyreğinde ise yüzde 4 ile ilk altı ayda ortalama yüzde 3,5 büyüdü. 2002 yılında tarımsal hasılamız 37 milyar lira iken, 5 kat artırarak 2017 yılında 189 milyara, yüzde 15 artırarak 2018 yılında 217 milyara ve yüzde 28 artırarak 2019 yılında 277,5 milyar liraya çıkardık. Yani son iki yılda hasılamızı toplamda yüzde 47 artırdık. 2018 yılında gayri safi milli hasıla (GSYH) yüzde 5,8'lik, 2019 yılında yüzde 6,4, 2020 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,8 ve 2. çeyreğinde ise yüzde 5,2 katkı yaparak ülke ekonomisine güçlü bir destek sağladık'' ifadelerini kullandı.

Pakdemirli, şöyle konuştu:

''2018 yılında 44 milyar dolar ve 2019 yılında ise 48,5 milyar dolarlık tarımsal GSYH ile Avrupa’da lider, dünyada ilk on arasındayız. 2020 yılı ilk yarısında tarımsal GSYH bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13,4 artış göstermiş ve 84,4 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Ülkemiz tarımda net ihracatçı bir ülke konumundadır. 2019 yılında 193 ülkeye bin 827 çeşit tarımsal ürün ihraç ettik. 18 milyar dolarlık tarımsal ihracatla 5,3 milyar dolarlık dış ticaret fazlamız bunun ispatıdır. Son 2,5 yılda 49 milyar dolar ihracatımız olurken, dış ticaret fazlamız ise 14 milyar dolar olmuştur. 2020 yılının ilk 9 ayında ise pandemiye rağmen 13,3 milyar dolar tarım ve gıda ürünleri ihracatı yaptık, 3,6 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik. Böylelikle tarımsal dış ticaretimiz, son 18 yılda 5 kat artış göstermiş oldu.''

Hayvansal ürün ihracatında Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdıklarını kaydeden Pakdemirli, ''Canlı hayvan, hayvansal ürün ve su ürünleri ihracatımız 9,5 kat arttı. Su ürünleri ihracatımız da son 18 yılda yüzde 645 oranında arttı. Son iki yılda ise, bu alandaki ihracatımız miktar olarak 157 bin tondan yüzde 28 artışla 200 bin tona, değer olarak 855 milyon dolardan yüzde 20 artışla 1 milyar dolara ulaşmıştır. Yaptığımız ağaçlandırma ve rehabilitasyon çalışmaları ile ülkemiz, FRA'nın (Forest Resources Assessment) da tespit ettiği gibi orman varlığı bakımından dünyada 47. sıradan 26. sıraya yükselmiştir. Orman ürünleri ihracatımız ise 8 kat artışla 826 milyon dolar düzeyine ulaşmış, Cumhuriyet tarihinde ilk defa 479 milyon dolar ihracat fazlası vermiştir. 2019 yılı odun dışı orman ürünleri ihracatımız 1,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiş, 2020 yılı sonuna kadar da 1,3 milyar dolar olmasını bekliyoruz'' şeklinde konuştu.

Pakdemirli, çiftçilere verilen destekler hakkında bilgi vererek, ''Mazot maliyetinin yüzde 50’sini karşılamaya devam ediyoruz. Kütlü pamuk prim desteğini yüzde 37,5 artışla, kilo başına 1,1 lira yaptık. Yağlık ayçiçeği prim desteğini kilogram başına 40 kuruştan 50 kuruşa çıkardık. Dane zeytine ilk kez kilogram başına 15 kuruş fark ödemesi desteği başlattık. Buzağı desteğinde verimlilik esaslı modele geçerek, döl verimliliği şartlarını uygulamaya başladık. Bu sayede 2019 yılında mevcut hayvan varlığı ile ilave 250 bin baş buzağı elde edilerek sürüye katılmıştır. Sürü büyütme ve yenileme desteği kapsamında ilk defa bir önceki yılın anaç vasfı kazanmış dişi kuzularına ilave 100 lira destek ödemeye başladık. Su ürünleri yetiştiriciliğini 2003 yılında ilk kez destek kapsamına aldık. Bugüne kadar 1 milyar 350 milyon lira destek ödemesi yaptık. Son 18 yılda tarımsal destek miktarında 12 katlık rekor artış sağladık. Reel rakamları ile toplam 310 milyar lira hibe destek ödemesi yaptık. Tarım sektörüne sağlanan nakit destek miktarını her geçen yıl artırdık. 2002 yılında 1,8 milyar lira olan tarımsal destek miktarını, 2020 yılında 12 kat artışla 22 milyar liraya yükselttik. 2020 Ekim ayı itibariyle 18,4 milyar lira destekleme ödemesini yaptık ve ödemelerimiz devam etmektedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile verdiğimiz desteklerde muazzam bir artış sağladık. 2018 yılında 14,5 milyar liraya, 2019 yılında bu rakamı ilave ödenekle 16,1 milyar liraya çıkardık. Son iki yılda desteklerimizi yüzde 52 artışla 22 milyar liraya çıkardık. 2018 yılından 2020 Ekim ayına kadar toplamda 50 milyar lira destek ödemesi yaptık. 2021 yılında ise üreticilerimize 1 milyar lira ilave ödenekle birlikte toplam 23 milyar lira destek vermiş olacağız'' diye konuştu.

Pakdemirli, Dijital Tarım Pazarı'nı (DİTAP) tasarladıklarını belirterek şunları kaydetti:

''DİTAP’ın beş temel özelliği var; sözleşmeli üretim modeli, girdi finansmanının sağlanması, üretici örgütlerinin etkinliğinin güçlendirilmesi, ölçek büyüklüğünün artırılması ve son olarak da lojistik ağın optimize edilmesi. Sistemde sözleşmeli üretime katkı sağlamanın yanında bir de üreticilerin doğrudan alıcılara ulaşmasını sağlayan doğrudan satış modülü mevcut. DİTAP; üretici, sanayici, perakendeci ve tüketicinin bir araya geldiği dijital bir platform. Böylece üretici korunurken tüketici de kollanmış oluyor. Batılı ülkelerde pazara arz edilen tarım ürünlerinin büyük bir kısmı üretici örgütleri ile pazarlanmakta veya sözleşmeli olarak üretilmektedir. Örneğin ABD’de broillerin yüzde 90'dan fazlası ve işlenmiş sebzelerin işlenmiş 80'i sözleşmeli olarak üretilmektedir. Bu da bizim üretici örgütleri üzerinden sözleşmeli üretim modeline yoğunlaşmamız gerektiğini göstermektedir. DİTAP kendini sürekli güncelleyen ve geliştiren, tarımsal ürünlerin pazarlanması ve tarıma dayalı sanayinin zamanında ve nitelikli hammadde talebinin karşılanmasında sektöre büyük katkı sağlayacaktır. Dijital Tarım Pazarı aynı zamanda üreticiler tarafından yetiştirilen ürünleri hasat etme, işleme, depolama ve pazara erişimini sağlayacak şekilde etkin bir lojistik planlama yapılmasına destek olacak bir platformdur. İkinci olarak Mayıs ayında Dijital Tarım Orman Akademisi'ni hizmete aldık. Şu ana kadar 70 akademisyen ve uzman, portal üzerinden eğitim verdi. Tarım Orman Akademisi'nde yer alan Dijital Kütüphane uygulamasında çiftçilerimiz aradığı bilgiye istediği an hızlıca ulaşabilmektedir.''

Türkiye'deki israf konusuna dikkat çeken Pakdemirli, ''Günlük israf edilen ekmek miktarı 4,9 milyon adet. Üretilen sebze ve meyvelerin yüzde 50'si kayıp. Hizmet sektöründe işletme başı yılda 4,2 ton gıda, 2 bin litre içecek israf ediliyor. Her yıl 18,8 milyon ton gıda çöpe gidiyor. Bu da yılda yaklaşık 625 bin çöp kamyonunun taşıdığı çöp miktarı demek. Türkiye'de ilk kez gıda kayıpları ve israfının önlenmesi, azaltılması ve yönetimine ilişkin bir Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı belirledik. Ülkemizdeki toplam gıda harcamasının 500 milyar lira olduğunu düşünürsek, önleyeceğimiz yüzde 5’lik gıda israfı, yani kurtarılan 25 milyar lira, 900 bin ailenin 1 yıllık asgari geçimi demek'' değerlendirmesini yaptı.