Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Yanmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın, Türkiye İhracatçılar Meclisi Delegeler Çalıştayı'nda, Ziraat Bankası tarafından gerçekleştirilecek seracılıkta yüksek kapasite verim sağlayacak programa ilişkin açıklamalarının kendilerini heyecanlandırdığını kaydetti.

Programın örtü altı tarım ile ilgili düzenlemeleri kapsadığını ve sağlıklı gıdaya erişmeyi kolaylaştırmayı amaçladığını dile getiren Yanmaz, "Nasıl ki kentsel dönüşüm projeleri üzerinde duruluyorsa seralarımızın da bir dönüşüme ve modernleşmeye ihtiyacı var. Ancak sağlıklı ortamda yetişen ürünler, sağlıklı olarak mutfağa ulaşır." dedi.

Seranın başkenti Antalya

Türkiye'de yaklaşık 700 bin dekar sera alanı bulunduğunu ve bunun yaklaşık 400 bin dekarının Antalya'da olduğunu belirten Yanmaz, turizm kentini aynı zamanda seranın da başkenti olarak değerlendirdi.

Yanmaz, ülke genelindeki sera alanlarından yüzde 75'inin örtü altı tarım olarak nitelendirildiğine işaret ederek, şunları söyledi:

"Bunlar alçak tünel, yüksek tünel dediğimiz turfanda ürün yetiştirmeye dönük örtü altı tarım. Bunların tümüne sera dediğimiz zaman, doğru yetiştirdiğimiz ürün ile alçak tünel, yüksek tünelde yetişen ürünü maalesef karıştırmış oluyoruz. Topraksız kültür tarımı yapıp, biyolojik mücadele ve tamamen iyi tarım uygulama koşullarıyla tarla domatesinden daha sağlıklı, kimyasal olmayan ürünler yetiştirebiliyoruz. Yani ısıtmalı seracılıkta kontrollü tarım yaparak yetiştirdiğimiz ürünler, tarla ürünlerinden daha sağlıklı. Çünkü iklimi biz kontrol edebiliyoruz. Sayın Bakanımızın seralardaki yatırım destek, teşvik ve dönüşüm kapsamında ele aldığı konu tam da bizim uzun zamandır dile getirdiğimiz, tüketicilerimizin sağlıklı gıdaya ulaşabileceği ortamları oluşturmak adına çok da önemli bir gelişme."

“Seranın sıcaklığı 15 derecenin altına inmemeli”

Bazılarında sadece dondan korumak amaçlı ısıtma yapıldığını söyleyen Yanmaz, seradaki sıcaklığın 15 derecenin altına inmemesi gerektiğini söyledi. 15 derecenin altındaki tüm ürünlerde hastalık ve zararlı oluştuğuna işaret eden Yanmaz, hastalık ve zararlılarla mücadele etmek için de kimyasalların kullanıldığını, bu kimyasalların da tüketiciye zehir olarak sunulduğunu ifade etti.

Yanmaz, Türkiye'nin jeotermal zenginlik bakımından Avrupa'da birinci sırada yer aldığını belirterek, özellikle jeotermal alanlarda ısıtmalı seracılık yapılarak 12 ay üretimin başarılabileceğini kaydetti.

“İhracat potansiyeli artar”

Ayrıca bu programın ihracat potansiyelini de artıracağını vurgulayan Yanmaz, "Aralık-mayıs ayı dönemlerinde dünyada ürün yok, seracılık alanında yapılacak değişim ve dönüşüm sistemi ile Türkiye'yi, Rusya'yı ve Avrupa'yı sağlıklı ürünlerle besleyebiliriz. Isıtmalı seracılık yapılan yerlerde özellikle bu dönemde her türlü ürünü yetiştirebiliyoruz. Çünkü bitkinin istediği iç koşulları sağlıyoruz. Çok önemli ve sevindirici bir çalışma." diye konuştu.

"Hükümetin iyi niyetli çalışmasını olumlu buluyoruz"

Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır da Antalya'da seracılığın değil, örtü altı tarımın yapıldığını belirtti.

Antalyalı üreticilerin iklim avantajını üretime yansıttıklarını dile getiren Çandır, alternatif enerji kaynağı olmadığı sürece teknolojik sera yapmayı ekonomik bulmadıklarını kaydetti.

Antalya'da üretim yapılan seraların yapım maliyetinin dekarda 30 bin ila 50 bin lira, teknolojik seranın yapım maliyetinin ise minimum 65 bin ila 70 bin avro civarında olduğuna işaret eden Çandır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son dönemde yaşadığımız afetlerden sera sahipleri ciddi zarar gördü. Seralarımızın afetlere dayanaklı olabilmesi için belirli standartlar getirilmeli. Ziraat Bankasının üreticiye sera modernizasyonu için sağlayacağı desteği olumlu buluyoruz. Sayın Bakanın açıklamalarından, Ziraat Bankasınca üreticiye verilen yatırım kredilerine erişimin kolaylaştırılacağı ve genişletileceğini anlıyoruz. Hükümetin bu konudaki iyi niyetli çalışmasını olumlu buluyoruz. Ziraat Bankasının düşük faizli, Hazine tarafından sübvanse edilecek sera yatırım kredisi, üreticiye can suyu olacaktır."

Çandır, yaş meyve ve sebze fiyatı düzenlemesi yapılırken zincirin bir halkası değil, tedarikten tüketime zincirin tamamının ele alınarak orta ve uzun vadeli çözüm üretilmesinden yana olduklarını bildirdi.