Sütün vasfına göre fiyatlandırılması üzerinde duran Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu çalışması süt üreticilerini heyecanlandırdı. Çiftçiden Haber’e telefonla bağlanan Edirne Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, konuya dair önemeli açıklamalarda bulundu. “Bu üreticiye ciddi anlamda teşvik olacaktır” ifadelerini kullanan Suiçmez süt-yem paritesinden meralardaki verim düşüklüğüne kadar pek çok noktaya dikkat çekti.

 

Tarım ve orman bakanı Ekrem Pakdemirli’nin, süt sektörünün aciliyet arz eden yapısal problemlerini çözecek bir reformun, çiğ sütün sınıflandırılması çalışmalarının sonuna yaklaştıklarını açıklaması Üreticiye rahat bir nefes aldırdı.  Açıklamaların ardından Edirne süt üreticileri birliği başkanı Mustafa Suiçmez çiftçiden Haber’e telefonla bağlandı. Süt fiyatı belirlemede, tek fiyat uygulamasından yağ ve protein değerlerini baz alan bir fiyatlama sistemine geçilmesi noktasında yapılan çalışmaları değerlendiren suiçmez, bu çalışmayı sonuna kadar desteklediklerini ifade etti.

 

Sınıflandırma açıklaması süt üreticisini heyecanlandırdı

Suiçmez; ’’Sayın bakanımızın açıklaması son derece yerinde. Edirne süt üreticileri birliği olarak yaklaşık 10 yıldan beri bu kalite üzerinde ciddi çalışmalarımız var. Örneğin bazı köylerimizde pilot bölge seçtik. Buraları bir işletme bir çiftlik olarak gördük ve bu köylerdeki hayvanları, sütün kalitesini ve hijyen kurallarına uygun olabilmesi için 4 köyümüze toplu süt sağım süt merkezi kurduk. Büyük çiftliklerde kullanılan bilgisayar teknolojisi ile köyün hayvanlarını bir merkezde topladık. Bunun yanında yakın yerlere rasyon merkezleri kurduk. Ancak bugüne kadarki bu uğraşlara rağmen üreticilerimiz istedikleri desteği ne sanayiciden ne de teşviklerden alabildi. Ve ne yazık ki kaliteli süt üreten de kalitesiz süt üreten de aynı fiyata aldı. Ancak bakanımız bizi çok memnun etti. Ona teşekkür ediyoruz. Çünkü olması gereken buydu.’’

 

 

‘’Yeme zam gelmiyorsa süte de gelmesin’’

Suiçmez; ‘’Tabi tüm bunların yanında süt yem paritesi gözden kaçırılmamalı. En önemli konu bu. Süt fiyatlarına zam geliyor ardından hemen yeme zam geliyor. Bu seferde aldığımız para geldiği gibi gidiyor. Bizim sayın bakanımızdan isteğimiz bu. Yem süt paritesinin bir standarda oturtulması. Yani 1.3 olduğunda bu uygun olur gibi görünüyor bizim hesaplarımıza göre. Yemin kilosu şu anda 2 lira civarında. Biz 1 kilo süt ile 300 gram yem aldığımızda şuandaki fiyatlara alırsak 2.60 kuruşa dengeliyor. Bu parite orantılı kurulduğunda mantıklı olacak. Eğer yeme zam gelmiyorsa süte de gelmesin bu parite korunsun.’’

 

Süt ürünlerinde kalite ineğin memesinde başlar diyen Suiçmez; ‘’

Kaliteli süt kaliteli ürünü kaliteli üründe markalaşmayı getirecektir.  Malumunuz bizim aynı zamanda ciddi bir hayvansal tarımsal ihracatımızda var. Dünyada rekabet ettiğimiz ülkeler var.’’ İfadelerini kullandı.

Kaba yem açığımızı nasıl gidereceğiz?

 

Suiçmez; ‘’ Benim beklentim ekim başında bu süt fiyatlarının tekrar revize edilmesi. Üreticinin eline geçen rakam 2.6 kuruş olduğunda bu üreticiyi memnun ve teşvik edecektir. Süt hayvancılığına baktığımızda kaba yem ihtiyacı ve kaliteli kaba yem olunduğunda yem sanayisine çok fazla ihtiyacımız olmayacaktır. Biraz kendimizi de eleştirmemiz lazım.

 

Süt üreticisi meralardan yeterince verim alamıyor

Suiçmez; Meralarımıza baktığımızda yıllık aldığımız verim 40-50kg. Bu çok az. Burada bizim önerimiz şudur. Meraların özellikle kendi dokusu korunmalı. Amacı dışında kullanılmamalı. Hayvancılık dışında asla kullanılmamalı. Böylelikle Meralardan aldığımız kaba yemi 40-50 kilolardan  300-400 hatta daha yukarılara çıkarmamız lazım bu süt hayvancılığına çok büyük katkı sağlayacaktır.’’

 

‘’Üreticinin faizsiz krediye ihtiyacı var’’

Suiçmez; ‘’Süt üretiminde son 6 ayda ciddi bir düşüş var. Bunların sebeplerine dikkat edilmesi gerekir. Üreticilerimizin destekten çok sıfır faizli krediye ihtiyacı var. Şartlar çok zor.  Böylelikle sürdürülebilir bir üretim sağlayabiliriz.’’

 

Süt inekleri artan maliyetler nedeniyle kesime gidiyor

Suiçmez; ‘’Bu mutlaka genelge çerçevesine alınmalı. Karkas etin sınıflandırılması gerekiyor. Böylelikle kırmızı et piyasasında bir dengeleme olacak. Bunu hayata geçirdiğimizde dar gelirli ailelerimiz de ucuz et arayışına girmeyecek.’’