Piyasadaki açık ve kapalı sütler alarm veriyor. Yapılan denetimlerde satılan sütlerin içine yüzde 14'e varan oranlarda su karıştırıldığı tespit edildi. Sabah Gazetesi’nden Pınar Çelik’in haberine göre sektör temsilcileri daha fazla para kazandırdığı için sütten yağın çekilerek tereyağı olarak satıldığını iddia etti. 1 kilo sütte normalde 30 gram yağ bulunuyor. Piyasadaki tam yağlı sütlerde yağ oranı ortalama yüzde 3. Yapılan hilelerle bu yağ ve protein oranları da düşüyor.

Tüm Süt Et Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Derneği Başkanı aynı zamanda Bursa'nın en büyük çiftliklerinden Feyz Süt'ün sahibi Sencer Solakoğlu, "Yapılan denetimlerde sütün içine yüzde 24 oranında su katan firmalar tespit edildi. Su oranı sokak arası satılan çiğ sütlerde daha yüksek. Sütten yağı çekip kilosu 50 liradan tereyağı olarak satıyorlar" dedi. Sanayicinin fabrikasına dahi sokmadığı sütü "Çiftliğimden getiriyorum" deyip halka satanların piyasada çok rahat para kazandıklarını ifade eden Solakoğlu "Açık sütten yılda 500 milyon liralık KDV kaybımız var" diye konuştu. Solakoğlu ithal edilen hayvanların da verimsiz olduğunu belirterek, "Türkiye'de çiftçi bir inekten yılda ortalama 3 bin 300 kilo süt alırken bu rakam İsrail'de 13 bin, ABD'de 10 bin 500, Hollanda'da 8 bin 590" ifadelerini kullandı.

Yağ ve proteini çalıyorlar

3 bin büyükbaş hayvana sahip Uluova Çiftliği'nin sahibi Mehmet Akif Hut ise sütten yağ ve proteinin çalındığını ileri sürerek, "Çocuklarımızın sağlığını yani geleceğini çalıyorlar" dedi. Sütün Türkiye'de 170 derece üzerinde bir sıcaklıkta UHT edildiğini belirten Hut, kötü sütü iyileştirmek için yüksek ısıda paketleme yapıldığını, bunun da tüm faydalı bakterileri öldürdüğünü kaydetti.

Biz Nişantaşı çiftçisi değiliz, işin başındayız

Lüleburgaz'da bir çiftliğe 10 milyon lira yatırım yapan Roman'ın Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Toplusoy, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin 'Nişantaşı çiftçileri' sözünü eleştirerek, "Bu kişiler, Türkiye'de nitelikli sütün yüzde 14'ünü üretiyor. Bakan Pakdemirli işimizle ilgilenmediğimiz için zor durumda olduğumuzu söylüyor. Hiçbir işadamı en az 10 milyon lira yatırım yaptığı bir çiftliği kapatmak istemez. Benim çiftliğimin başında bizzat oğlum duruyor. Buna rağmen artan maliyetler karşısında zor ayakta duruyoruz. Verilen destekler yetersiz" diye konuştu.

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz.