Önümüzdeki yerel seçimlerde üreticinin sırtından, tüketici oylarının hesapları mı yapılıyor?

Üreticilerden yani çiftçilerimizden oy alamayacağını düşünen bazı siyasiler ekonominin bozulmasını, halkın alım gücünün düşmesini, başta gıda olmak üzere hayat pahalılığının, doların yükselmesinin kısaca ekonomide yaşanan başarısızlıkların faturası çiftçiye mi kesilmek isteniyor?

Yapılan yanlışlıkları kapatmak, üstünü örtmek için milletin aklıyla alay edercesine üretici dışındaki halkın oylarını hedefleyerek yüce Türk milletini kandırmak için "Çiftçilerin yüzde 80'i toprakta ne yetişir bilmiyor, toprağımız yetmiyor" gibi aşağılayıcı, hakaret içeren ifadelerle iş bilmez konumuna sokulmak suretiyle ülkemizdeki enflasyonun, devalüasyonun sorumlusu gösterilerek arka bahçeleri olan belediyelerin sayısını artırmak ya da mevcut bahçelerin güvenliği mi hesaplanıyor?

Yani oy için çiftçi günah keçisi mi ilan edilmek isteniyor? Millet aklıyla dalga mı geçiliyor? Oy için algı operasyonları mı düzenleniyor?

Yoksa topraksız tarımı ön plana çıkararak yeni ithalatları mı meşrulaştıracaklar?

(Soruyorum: Uzayda mı, çölde mi yoksa deniz de mi yaşıyoruz?)

Ya da Ülkemizi içerden dışardan teslim alamayan belli bir kesimin köşe başlarına yerleştirdikleri bürakratlar aracılığıyla çiftçilerimiz, üreticilerimiz yani bu vatanın has evlatlarını aşağılayarak, hakaret ederek yeni bir "Gezi" mi planlanıyor?

Çiftçilerimiz, üreticilerimiz ayaklandırılarak iç kargaşa, kaos hesapları mı yapılıyor?

Yoksa sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığını yıpratmak için siyasetin, bürokrasinin içinde yer alan bir takım uyuyan hücreler var da onlar harekete geçirilerek üreticilere hakaret, tüketicilerin aklıyla da alay etmek suretiyle sayın Cumhurbaşkanımızı itibarsızlaştırarak büyük Türkiye'nin önü mü kesilmek isteniyor?

Üçüncü bir ihtimal daha görüyorum. Ancak dilim söylemeye elim yazmaya şimdilik gönlüm el vermiyor.