Elazığ'da Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa Bölge Ofisince Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğünün ev sahipliğinde kentteki otelde düzenlenen "Bulaşıcı Olmayan Hastalıkların Önlenmesi ve Kontrolü, Endüstriyel Trans Yağların Eliminasyonu, Gıda Güvenliği ve Risk Yönetimi" sempozyumu başladı.

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Tunç, Türkiye'de gıda güvenliği ve gıda güvenilirliğiyle ilgili mevzuatın sürekli düzenlemelerle Avrupa Birliği mevzuatlarıyla uyumlu hale getirildiğini söyledi.

Türkiye'nin gıda mevzuatının Avrupa Birliği mevzuatı ile tam uyumlu olduğunu ifade eden Tunç, şöyle konuştu:

"Türkiye olarak dünyada en sağlıklı gıdayı üreten ülkelerden biriyiz. Bizde gıdadan zehirlenmeler dünya ve Avrupa ortalamasının çok altında. Kalıntı konusunda şu an Avrupa Birliği ülkeleri bizdeki sebze ve meyvelerin Avrupa ülkesine girişinde biber ve patlıcan hariç diğer ürünlerde artık analiz yapma ihtiyacı görmüyor. Dolayısıyla bizim sebze ve meyvelerimiz Avrupa ülkelerinde analize tabi tutulmadan rahat bir şekilde dolaşım bulabiliyor."

"Gelecek kuşakların gıda ihtiyacını sağlamamız gerekiyor"

Tunç, Bakanlık olarak toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde kullanımını sağlamak gibi görevlerinin olduğuna işaret ederek, bu noktada gerekli tedbirleri aldıklarını söyledi.

Gıda güvenliği ve güvenilirliğinin dünyanın gündeminde olduğuna dikkati çeken Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ülkemizde gıda üreten işletmelerin hepsi Bakanlığımızın denetimi ve kontrolü altında. Sürekli denetim ve kontrol devam ediyor. Dolayısıyla ruhsatlı, ambalajlı ve barkodlu gıda ürünlerini çok güvenli şekilde alınız ve kullanınız. Bu tür gıdalar konusunda şüphe oluşturulmasını gerektirecek hiçbir şey söz konusu değil. Dolayısıyla gıda güvenirliği konusunda ülkemiz dünyanın en güvenilir gıda üreten ülkelerinden biri."

 "Dünyada her 9 kişiden biri açlıkla mücadele ediyor"

FAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu da dünyada açlığın ve kötü beslenmenin her türünün sona erdirilmesi, herkes için gıda güvenliği ve sağlıklı beslenmenin sağlanmasının önemine değindi.

Eldeki verilere göre dünyada 820 milyondan fazla insan, başka deyişle her 9 kişiden biri açlıkla mücadele ederken fazla kilo ve obezitenin okul çağındaki çocuklarda ve yetişkinlerde arttığına dikkati çeken Gutu, şunları kaydetti:

"Obezite oranları, sadece gelişmiş ülkelerde değil, açlığın ve obezitenin genellikle bir arada bulunduğu, düşük gelirli ülkelerde de artmıştır. Sağlıksız beslenme, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve bazı kanser türleri gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar da ölümlere sebep olan risk faktörlerinin başında gelmektedir. Dünya çapındaki ölümlerin beşte biriyle ilişkilendirilen sağlıksız yeme alışkanlıkları, yılda 2 trilyon dolara yaklaşan maliyetiyle hükümetlerin sağlığa ayırdıkları bütçelerin üzerinde büyük bir yük oluşturmaktadır.

Bu, mevcut gıda sistemimizin sürdürülebilir olmadığının açık bir göstergesidir. Odak noktamızı daha fazla gıda üretmek yerine daha güvenilir gıda üretmeye çevirmeliyiz."