Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) geçtiğimiz yılın değerlendirmesini, yeni yılın öngörülerini içeren bir rapor yayınladı. Rapora göre SETBİR, 2018 yılında ithal edilen 120 bin süt hayvanı nedeniyle çiğ süt üretiminin yüzde 7 artacağını öngörüyor.

Raporun kırmızı et ve besi bölümünde ise kırmızı et üretiminin 2018 yılı sonunda yaklaşık yüzde 3,5’lik artış ile 1 milyon 165 bin ton olması bekleniyor. 2019 yılında ise hedefin 1,5 milyon ton olması gerektiği raporda belirtiliyor.

Öte yandan 250 kg olan ortalama karkas ağırlığının 300 kg’a çıkarılması, karkasta kemik oranının ise kombine ırklarda yüzde 17’ye, etçi ırklarda ise yüzde 15’e düşürülmesi gerektiği vurgulanıyor.  Bu hedeflerin de yurtiçi kırmızı et üretimde en temel önceliği olduğu da hatırlatılıyor.

Raporun et ve süt üretimine ilişkin bölümünü aşağıdan okuyabilirsiniz.

SÜTTE 2018

Türkiye’de 2017 yılında 20,7 milyon ton  çiğ süt üretilmişti. 2018 yılı çiğ süt üretiminin ise 2017’ye oranla % 10 bir artış ile 22,7 milyon ton seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz.

Geçen yıl, % 3,2 oranında protein ve yüzde % 3,6 oranında yağ değerlerine sahip çiğ süt için Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından belirlenen litre tavsiye fiyatı, 1 Ocak-31 Ocak 2018 tarihleri arasındaki dönem için 1,40 TL idi. Bu tavsiye fiyatı, 1 Şubat-30 Haziran 2018 tarihlerini kapsayan dönem için 1,44 TL oldu; buna 0,09 TL soğutma bedeli eklenerek, tavsiye fiyat toplamda 1,53 TL/Litre olarak belirlendi. Ardından, 15 Ağustos-31 Aralık 2018 tarihlerini kapsayan dönem için ise 1,70 TL/litre olarak ilan edildi.

2018 yılının sonuna geldiğimizde Tarım ve Orman Bakanlığı, üretici, sanayici ve tüketici ile enflasyonla mücadeleyi hep birlikte kollayan bir ilke imza attı. Hem üreticinin artan maliyetler karşısında girdiği sıkıntıya, hem içinde bulunduğumuz koşullarda pazarın daralması ile sanayicinin hammadde maliyetlerine omuz vermeye, hem de tüketici fiyatlarına destek olmak üzere, çiğ süt destekleme bedellerini 25 kuruşa yükselterek ciddi bir piyasa regülasyonu modeli ortaya koydu.

Sektörün dış ticaretine baktığımızda ise 2018 yılında ihracatın bir önceki yıla oranla % 2,7 oranında daraldığını görüyoruz. Bu daralma ile sektörün ihracat cirosunun da % 5 oranında düşerek 320 milyon USD seviyesinde gerçekleşeceği görülüyor. 2017 yılında 191.638 ton karşılığında 335 milyon 341 bin USD tutarında süt ürünü ihracatı gerçekleşmişti. Bu da süt ürünleri sektörünün 2018 yılını 320 milyon USD seviyesinde bir ihracat tutarı ile kapatacağını gösteriyor.

İthalatta ise 104,2 milyon USD ile 2017 yılına oranla %15,25  bir artış söz konusu.

SÜTTE 2019

Çiğ süt üretiminin 2019 yılında, 2018 yılına göre %7 oranında artmasını bekliyoruz. 2018 yılında %70’i genç düve ve %30’u gebe olmak üzere 120.000 baş süt hayvanı ithal edildi.

Türkiye süt ürünleri ihracatının 2019 yılında, 2018 seviyelerinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. İhracatımızın artması, rekabet gücümüzün artmasına bağlı. Rekabet gücümüzü artırmaya yönelik bir toparlanma ise ancak çiğ sütte kalite-fiyat dengesi ile oluşacak. Bu kapsamda verilecek ihracat desteklemeleri de elimizi güçlendirecek.

2018’deki gelişmeler bir kez daha göstermiştir ki iç piyasanın regülasyonu ve sürdürülebilir bir büyüme için en önemli kaldıraç ihracattır. Bu hem milli ekonominin ihtiyacı olan döviz girdisini sağlayacak, hem de sektörün tüm paydaşlarının yeni yatırım hevesini teşvik edecektir. Dolayısıyla sektörün vizyonunda ihracatın önemli bir yer tutması gerekirken, uluslararası rekabeti göz önüne aldığımızda ihracatta desteklemelere ihtiyaç var. İhracatımız içinde özellikle katma değeri yüksek ürünleri de özel bir destekleme kapsamına alarak ton başına ihracat değerimizi yükseltmeliyiz.

Süt ürünlerinde ihracatımız yıllara göre 300-350 milyon dolar arasında bir seyir izliyor. Sektörümüzün erişmiş olduğu tecrübe, bilgi, teknoloji birikimi ve kapasite çok daha yüksek bir potansiyele sahip.

Ancak bu beklentilerin hepsi yurt içinde süt ve süt ürünü tüketiminin artmasına bağlı. Tüketicimizin daha çok süt içmesini, süt ürünü tüketmesini arzu ediyor, sivil toplumun ve kamunun bunu teşvik etmesini bekliyoruz.

ETTE 2018

Ülkemizde kırmızı et üretimi 2017 yılında, bir önceki yıla göre %4 oranında azalarak 1 milyon 126 bin ton olarak gerçekleşti, bu miktarın 987 bin tonu sığır etiydi. 2018 yılının ilk üç çeyreğinde ise 859 bin ton kırmızı et üretilmiş olup, bu miktar, bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,36 oranında bir artışa karşılık geliyor. Buradan hareket ile 2018 yılı sonunda kırmızı et üretiminin yaklaşık %3,5’lik artış ile 1 milyon 165 bin ton olmasını öngörüyoruz.

Ülkemiz kırmızı et üretiminde yeterli hayvan kaynağına sahip olmadığı için vatandaşın daha hesaplı kırmızı et tüketmesi amacıyla son iki yılda zorunlu olarak yüksek miktarlarda yapılan ithalat bir bakıma meyvesini göstermeye başladı. 2018 yılı sonu itibariyle kırmızı et arzında bir sıkıntı yok. Kişi başı kırmızı et tüketiminde 14,7 kg seviyesine geldik. Dünya kırmızı et üretiminde %1,5 pay ile 11. sıradayız.

ETTE 2019

2019 yılında ülkemizin ihtiyacı olan et üretim miktarına ulaşılabileceği ümidini yakaladık. 2018 yılında piyasanın regülasyonunu sağlamak üzere yapılan ithalat, 2019 yılına stokla girilmesini sağladı. Şimdi ihtiyaç olan damızlıkların belli bir plan dahilinde temin edilerek, kendine yeten bir kırmızı et sektörü için 2020 sonrası planlarımızı yapmalıyız. Dolayısı ile bu yılın hedefi 1,5 milyon ton et üretimi olmalı.

Ancak bu üretimi gerçekleştirebilmek için her şeyden önce besi hayvancılığında verimlilikleri artırmak gerekiyor. Bugün 250 kg olan ortalama karkas ağırlıkları 300 kg’a çıkarmalı, karkasta kemik oranı ise kombine ırklarda %17’ye, etçi ırklarda ise %15’e düşürülmeli.  Bu hedef, yurtiçi kırmızı et üretimde en temel önceliğimiz olmalı.