“Tarım-Gıda Endüstrisi ve Değer Zincirine Rekabetçi Yaklaşım” temalı Rekabet Zirvesi'ne katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tarımsal üretimde kullanılan toprak ve su gibi sınırlı olan kaynakları yönettiklerini belirterek “Topraktan birim başına en fazla ürün alacağımız, en fazla kâr edeceğimiz, en fazla hasılayı alacağımız ürünlere konsantre olmamız lazım. Tabi ki kamuoyu hassasiyeti olan bazı ürünler ön plana çıkartılabilir, buğday arpa gibi. Ki zaten bu ürünlerde kendimize yetiyoruz. Ama her üründe kendi kendimize yeterli olacağız diyorsanız, o zaman hepinize bir tavsiyem var. Herkes kılıcı çekecek, ondan sonra gideceğiz toprak bulacağız kendimize. Toprağımız yetmiyor. Bunu da buradan Tarım ve Orman Bakanı olarak söyleyeyim. Eğer her üründe kendi kendimize yeterli olacağız diyorsanız, bugün bu toplantıyı bırakacağız, hangi sınırlarımıza istiyorsanız dayanalım, gidelim oradan biraz daha fazla toprak alalım. Bunu yapmayacağımıza göre, sınırlı toprak kaynağını en iyi şekilde yönetmemiz lazım” diye konuştu.

“Sözleşmeli tarım sistemi kanayan bir yara”

Sözleşmeli tarım konusuna da değinen Bakan Bekir Pakdemirli, “Sözleşmeli tarım konusu bana göre kanayan bir yaradır. Bununla ilgili mevzuat çalışmalarını göreve gelir gelmez başlamasının talimatını verdim. Sözleşmeli tarımda, çiftçi ne zaman ne kadar para alacağını biliyor. Bugün sözleşmeli tarım var ama karşılığında yaptırım yok. Dünyadaki çok uluslu firmalar, Türkiye’de sözleşmeli tarım sistemi işlemediği için yatırım yapmıyor. Gıda arz güvenliği istiyorsak sözleşmeli tarım çok önemli ve biz yaptığımız değişikliklerle yaptırımını da getireceğiz. Yaptırım şu, sözleşmeli olmasına rağmen hem üretici hem de sanayici sözleşmeye uymuyor, üretici piyasadaki fiyat yüksek olunca ürününü piyasaya veriyor, ya da piyasada ürün düşük olunca sanayici de piyasadan ucuza ürün alıyor. Yaptırım olduğunda bu durum ortadan kalkacak” şeklinde konuştu.