Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile "Türkiye Ürün İhtisas Borsası Faaliyet İzni Belgesi Teslim Töreni"ne katıldı.

Burada yaptığı konuşmada, üretici, köylü ve çiftçi için lisanslı depoculuk ve bu borsanın büyük önem taşıdığına işaret eden Pakdemirli, "Bazı dönemlerde ürün alım satımını iyi planlayamadığımızı, rekolteyi iyi hesap edemediğimizi, fiyat dalgalanmalarına da engel olamadığımızı görüyoruz. Buna engel olmanın en baş koşullarından birisi bir defa ürünü depolayacaksınız. Ürünü depoladıktan sonra gece rahat uyuyabilirsiniz." ifadelerini kullandı.

Pakdemirli: Ürün fiyatıyla ilgili şikayet aldık

Pakdemirli, çiftçiden ürün fiyatlarıyla ilgili şikayetler aldıklarını, ürün borsalarının tam anlamıyla çalışması halinde bu şikayetlerin oluşmayacağını söyledi.

Köylünün ürününü lisanslı depolara teslim ederek ürün senedini alacağını belirten Pakdemirli, üreticinin elindeki ürün senediyle Ziraat Bankasından uygun imkanlarla kredi kullanabileceğini dile getirdi. Pakdemirli, ürün fiyatlarında artış olması halinde çiftçinin senedini nakde çevirerek, bankaya olan borcunu ödeyebileceğini, böylece normalde elde ettiğinden daha fazla kar sağlayacağını anlattı.

Hedef 14 milyon tonluk lisanslı depo!

Bu şekilde çiftçinin ürünle ilişkisinin tarlada kesilmeyeceğini, üreticinin finansal piyasalara erişimini sağlamış olacaklarını ifade eden Pakdemirli, "Toprak Mahsulleri Ofisi olarak bu işe çok önem ve değer verdik. 4,2 milyon tonluk lisanslı depo kapasitesine ulaştık. Şu andaki başvurularla kapasite 14 milyonun üzerine çıkacak. Bunu da artırmamız lazım, nihai hedefi 14 milyon ton olarak görmemek lazım." diye konuştu.

Bakan Pakdemirli, Türkiye'de stratejik önceliği olan incir, üzüm, kayısı, fındık ve zeytinyağı gibi ürünlere işaret ederek, bu ürünlerin ürün ihtisas borsasında derinliğe kavuşmasını son derece önemsediğini dile getirdi.

"Tarım Şurası'nda da konuşulacak"

Bakanlık görevine geldiği ilk günlerde yeni bir sigorta modelinin hayalini kurduğunu söyleyen Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Şöyle bir sigorta çıkaralım ki çiftçi ürünü satacağı fiyatı bilsin. Ürünün fiyatını sigortalayalım. Diyelim ki ürünü 10 liraya satacaksın, piyasada 8 liraysa 2 lirasını sigortadan ödeyelim, 12 liraysa bize değil piyasaya satsın. Sonra baktık bu iş zaten ABD'de var, gelir garantili ürün satış sigortası. O zaman biz bunu Ürün İhtisas Borsası olmadığı için yapamadık. Bundan sonra bunu yapabilir hale geleceğiz. Arkadaşlar bunu çalıştı. Ticaret Bakanlığı, TOBB ve bakanlığımızın gayretleriyle bu konu bir noktaya ulaştı. Bundan sonra başta hububat olmak üzere birçok üründe gelir garantili ürün sigortası çıkaracağız. Bunun anlamı ne demek, çiftçi ürünü ekeceği zaman kaç liraya satacağını en baştan bilecek. Bütün plan ve programını bunun üzerine yapabilir."