Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Hatay’da sivil toplum örgütleri ve muhtarlarla buluşma toplantısı yaptı. Pakdemirli, Türkiye’deki birlik ve kooperatiflerin tarımsal üretimde verimsiz kaldığını belirtti. Pakdemirli, “Burada birçok STK var ama ben bunları da açık açık konuşuyorum. Bugün tarımsal üretimle alakalı 14 bin tane birlik ve kooperatif var. Buna rağmen, ülkemizin birlik ve kooperatiflerinden dünyada ilk 5’e, 10’a, 100’e, bine, beş bine giren bir kooperatifimiz yok. Burada bir verimsizliğimiz var. Birlik ve kooperatifler mutlaka ticaretin içerisinde olmalı, üreticisini kollamalı, tüketicisini de ucuz ürünlerin ulaşmasını sağlamalıdır” ifadelerine yer verdi. 

"Yüzde 50'ye varan verimsizliğimiz var"

Hal yasası üzerinde çalıştıklarını belirten Bakan Pakdemirli, “Hal yasası ve marketlerle biz buradaki verimliliği biraz daha arttırabiliriz diye düşünüyorum. Buradaki verimsizlikler ise yüzde 10 tarlada kaybediyoruz, yüzde 20-30 hale gidene kadar kaybediyor. Yüzde 10’da evimizde kaybediyor. Aslında yüzde 50’ye varan bir verimsizliğimiz var. Bu verimsizlikleri eğer iyileştirebilirsek, verimli hale getirebilirsek, gerçekten bugüne göre çok daha iyi bir noktada yer alacağız ve israftan kurtulacağız. Bu israfların bir kısmından gerçekten kurtulabilirsek, Türkiye’de ne fakirlik, ne açlık ne de başka bir şey kalır” diye konuştu.

“Paris’te çorba yapıyorlar”

İsrafın önüne geçilmesi gerektiğini belirten Pakdemirli, “Paris’teki bir hali gezdim. O halde meyve sebze artıklarını blenderdan geçiriyorlar ve onlardan çorba yapıyorlar. Ve zincir mağazalarında bunu sosyal sorumluluk olarak satıyorlar, fakir insanlara çok ucuz fiyatlarla. Bu tarz şeylerin peşinde olmamız lazım. İsraftan mutlaka kurtulmamız lazım. Ekmek israfından kurtulmamız lazım, her şeyin israfından kurtulmamız lazım. İnanın halen bizden çok zengin olan Avrupa, bizden çok daha tutumlu ve bizden çok daha iyi parasının hesabını yapıyorlar” dedi.

“Yerli tohumu oturtmamız lazım”

Yerli tohumun ana önceliklerden biri olduğunu ifade eden Bakan Pakdemirli, “Ülkelerin stratejilerine bakıyorum, Çin dahil hepsi yerli tohumu göbeğine merkezine oturtmuşlardır. Tohumu yurtdışından aldığınız zaman karın önemli bir kısmı dışarıda kalıyor. Bizim bu işi yerleştirmemiz lazım. Bir de yerlinin lezzeti daha güzel. Yerli tohum dediğimiz, onu da mutlaka daha ileri çalışmalara götürüp topraklarımıza yabacılardan girmeyecek mi girecek ama yerli tohumu önceliğe alıp, yerli tohum ekmeye dikkat etmemiz lazım. Burada da aslında olduğumuz yer fena değil, 2002’de 145 bin ton olan yerli tohum, 1 milyon 50 bin tona geldi. Yakın zamanda çevre şehircilik bakanıyla birlikte açıkladığımız hazine arazilerinin kiraya verilme sürecini başlattık. 218 bin çiftçimize yaklaşık 125 milyon lira destek vereceğiz. Artık çiftçi kardeşlerimiz kendi arazilerini gönül rahatlığıyla biçecek. Ayrıca çiftçilerimiz isterlerse bu arazileri 10 yıl sonra bu arazileri satın alabilecekler” dedi. 

“Maliyetlerin arttığını biliyorum”

Dövizdeki artıştan etkilenen sektörlerin başında tarım sektörünün geldiğini dile getiren Bakan Pakdemirli, “Çiftçi çok çok harcar, az az kazanır. Bu dönemde ani yükselen maliyetlere karşı da çiftçilik ne yazık ki son derece kırılgan. Bu sebeple birçok maliyetin arttığını biliyorum. Gübrede yüzde 15, yem de yüzde 10 indirim sağladık. Enflasyonla mücadele programında üreticimiz aynı zamanda tüketici. Bizim dağı taşı ekmemiz lazım. Eğer hasılayı arttırmamız gerekiyorsa dağı taşı ekmemiz lazım. Özellikle tarlasını ekmeyeni sahiplik anlamında değil ama bunun ekilmesi anlamında belki yasal müeddiler de getirmemiz lazım. Aile işletmelerini de ayakta tutmamız lazım. Çünkü sabit yatırım ihtiyaçları düşük, iş gücü maliyetleri düşük, iş bilen kalifiye elemanlar var” dedi.