İneklerde abortus (yavru atma) ülkemiz ve tüm dünyanın en büyük sorunlarından birisidir. Abortuslar yol açtığı ekonomik kayıpların yanı sıra insan sağlığı açısından da çok önemli bir yer tutmaktadır. Abortus deyince dış ortamda yaşama şansı olmayan yavruların gebelik süresini tamamlamadan (gebeliğin 45 ve 265. günleri arası) uterustan (rahim) atılması olgusudur. Abort oranı bir sürüde %4’ün altında olmalıdır. Türkiye’de yapılan birçok bilimsel araştırmada atıklara yol açan enfeksiyöz ve enfeksiyöz olmayan etkenler ortaya konulmuştur. O halde atıkların nedenleri nelerdir?

1-Enfeksiyöz olmayan nedenler:

Bazı hormonların ineklerde gebelik muayenesi yapılmadan rastgele kullanımı dolayısıyla atıklar görülür. Bu hormonların en önemlileri PGF2alfa, östrojen, kortikosteroid ve oksitosindir.

Gebeliğin devamlılığından sorumlu olan progesteron hormonu yetersizliğine bağlı olarak hem embriyonik ölümler hem de atıklar görülebilir.

Mineral ve vitamin yetersizlikleri; özellikle A vitamini, beta karoten, selenyum, iyot ve bakır yetersizliklerine bağlı olarak bu sorun karşımıza çıkabilir.

Ateşli hastalıklar, zehirlenmeler, alerji, stres, hatalı muayeneler, küflü yemlerden kaynaklanan mikotoksikozis vakaları, östrojen içeriği yüksek olan bazı yeşil yemler, ayak hastalıkları, travma, uzun ve yorucu yolculuklar, ve kalıtımsal bozukluklar abortuslara yol açabilir.

2- Enfeksiyöz Etkenler:

Gebe hayvanlarda en önemli abortus etkeni Brucella etkenleridir. Özellikle gebe düvelerde daha çok abortusa yol açmaktadır. Atıklar genellikle gebeliğin 5. ayından sonra görülmektedir. Atık sonrası inekler yavru zarlarını atamazlar, daha sonraki süreçte metritis ve endometritis dediğimiz rahim hastalıkları ile karşılaşılır. Brucella, zoonoz yani hayvanlardan insanlara bulaşan bir hastalıktır. Halk arasında değişik isimlerle bilinir. Malta Humması, Akdeniz Ateşi ve Peynir Hastalığı gibi. Bu hastalığın insanlara bulaşması çiğ süt tüketimi, çiğ sütten üretilen peynirlerin tüketilmesi durumlarında ya da atık yapan ineklere çıplak el ile müdahale sonucunda olmaktadır. Brucella etkeninin dışında bakteriyel, viral, protozoon, paraziter hastalıklar, maya ve mantarlara bağlı olarak ta atıklar görülmektedir. Abortuslara en çok yol açan hastalıkları ve etkenleri sıralayacak olursak; Leptospirozis, Listeriyozis, Chlamydia, Campylobacter, BVD/MD, Bovine Herpes Virüs -1, Mavi Dil, Şap, Neospora caninum, Toxoplasma gondii, Sarkokistozis, Trichomonas fetüs, mikoplazma, küfler ve mayalardır.

ABORTUSLARDAN KORUNMA

Biyogüvenlik Uygulamaları:

İneklerde atıklardan korunmak için öncelikle biyogüvenlik önlemlerinin alınması şarttır. Sürüye yeni alınacak hayvanlar bilinen ari bir işletmeden alınmalıdır ve bu hayvanlar sürüye katılmadan önce 3 hafta süre ile karantinaya alınmalıdır. Aşılama programları ve paraziter hastalıklara karşı uygulamalar yapılmalıdır. Karantina personeli ayrı olmalıdır, kıyafet ve çizmeler bu alan için olmalıdır. Sürü içerisinde hasta bir hayvan var ise ayrı bir bölmeye alınmalıdır. Kronik bir hastalığı bulanan hayvanlar sürüden ayrılmalıdır. İşletme içerisinde insan, hayvan ve malzeme hareketleri kontrol altında tutulmalıdır. İşletmeye girecek kişilere tek kullanımlık galoş, çizme ve tulum verilmelidir. Çok önemli ve gerekli değil ise işletme ziyaretlere kapalı olmalıdır. Herhangi bir araç rastgele işletmeye girmemelidir. Süt ve et aracı ve yem kamyonunun işletmeye girişlerinde dezenfeksiyonu yapılmalıdır. İşletmenin temizlik ve dezenfeksiyonu rutin olarak sağlanmalıdır. Çiftlik ve sağımhane girişlerinde dezenfeksiyon havuzları olmalıdır. Başka çiftliklerle araç, makine ve ekipman alışverişi olmamalıdır. Gezinti alanları, sağım yolu ve yemlik yolunda yeterli hareket alanı bulunmalıdır. Isı stresine bağlı problemleri engellemek için ısı stresi engellenmelidir. Havalandırma iyi olmalıdır. Yüksek nem engellenmelidir. İşletmede hayvanlar gruplandırılmalıdır ve grupların aşırı kalabalık olmamasına özen gösterilmelidir. Hasta hayvanlarda kullanılan medikal malzemeler, kıyafetler ve malzemeler başka hayvanlarda kullanılmamalıdır, imha edilmelidir eğer imha edilmeyecek ise mutlaka dezenfekte edilmelidir. Hayvan yataklıklarının haftada bir kez detaylı temizliği yapılarak dezenfeksiyonu yapılmalıdır. Kedi, köpek, fare, porsuk, sinek, kuş ve kenelere karşı mücadele şekli belirlenmelidir. Çünkü birçok hastalık bu hayvan ve parazitler aracılığıyla bulaşmaktadır. Yemlerin küflenmesi, kokuşması, nemlenmesi engellenmelidir. Silajlar uygun şekilde yapılmalıdır, depolanmalıdır ve korunmalıdır. Gebe ineklere iyi kalitede silajlar verilmelidir. Küflenmiş silaj ve otlar gebe ineklere verilmemelidir. Atık yapan hayvanlar ayrı bölümlere alınmalıdır. Çıplak el ile atık yavruya ve yavru zarlarına dokunulmamalıdır. Hayvanın bulunduğu alan dezenfekte edilmelidir. Bu alanda kullanılan kıyafet, çizme ve diğer malzemeler dezenfekte edilmelidir. Neospora caninum ve Toxoplasma gondii abortuslarından korunmak için yavru zarlarının ve atık yavrunun köpekler tarafından yenilmesi engellenmelidir. Yem ve suyun dışkı ile kirlenmesi önlenmelidir. Enfekte boğalar sürüde tohumlama için kullanılmamalıdır. İşletmede etkili bir kayıt tutulmalıdır.

Aşı Uygulamaları:

Brucella hastalığı ihbarı zorunlu bir hastalıktır ve tedavisi yapılmaz. Brucella etkenine karşı Türkiye’de konjuktival aşı uygulamaları yapılmaktadır. Bu aşılar 4-8 aylık düvelere yapılmaktadır.

Leptospirozis ekenine karşı 6 aylık hayvanlara aşı uygulamaları yapılır. Daha sonra yılda iki kez sonra ise her yıl bir kez olmak üzere aşı uygulamaları yapılır.

Chlamydial etkenlere karşı aşı uygulamaları yapılmalıdır. Campylobacter aşısı her yıl tekrarlanmalıdır. BVD/MD etkenine karşı aşılamalar 5-7 aylık hayvanlara uygulanır. Bovine Herpes Virüs 1 aşı uygulamaları 4-6 aylık ile 8-12 aylık olan hayvanlarda uygulanmalıdır.