CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, Çiftçi TV’de yayınlanan Çiftçi Haber’e konuk oldu. Program Sunucusu Taner Öztürk’ün sorularını yanıtlayan Orhan Sarıbal tarım ve hayvancılık sektörü ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Avrupa’nın çiftçisine büyük destekler verdiğini hatırlatan Orhan Sarıbal “Türkiye’de üreticilerimiz üretmesin diye genel bir politika var. 2002 yılında toplam istihdamın yüzde 35’i tarım sektöründeydi. Bu rakam yaklaşık 7,5 milyon çiftçi yapıyordu. 2017 Aralık ayı itibariyle ise bu rakam yüzde 19’a düştü ve sayı olarak da 5,5 milyon kişidir. Tarımla uğraşan insanlar şehirlere göç etmiş durumda. Bu geçinemeyen çiftçilerin şehre göçmesinden dolayıdır” diye konuştu.

İthalat her geçen yıl arttı

Türkiye’nin geçmiş yıllarda tarımda kendi kendine yeten bir ülke olduğunun altını çizen Orhan Sarıbal, “Şu anda 126 tarımsal ürün ithal ediliyor ve hiçbir üründe kendimize yeten durumda değiliz. İthal edilen ürünlereadem, fıstık, nohut, mercimek, kuru fasulye, canlı hayvan büyük küçük, et dahildir. Türkiye kendi kendine yetmeyen, dolayısıyla gıda egemenliği olmayan, tam tersi gıda egemenliğini başka ülkelerin çiftçisine, tüccarına, şirketine bırakmış durumda. Piyasayı, girdileri, tarımla ilgili her türlü mekanizmayı başka ülkeler beliriyorlar. Gıda güvenliğimiz yok” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin tarımsal ürünlerde ithal cenneti olduğunu belirten Sarıbal, “Son 16 yılda gıda ve tarımsal hammadde kalemlerinde 190 milyar dolarlık ithalat yapıldı. Bu ithalat rakamının 74 milyar dolarlık kısmı tarımsal hammadde, yani buğday, arpa, mısır, ayçiçeği, soya, kanola, pamuk, ayçiçeği vs. Bunun karşılığında ise sadece 13 Milyar dolarlık da tarımsal hammadde ihracatımız var.” Dedi.

İthal edilen ürünlerden ton başına rakamlarını veren Sarıbal “Bu dönem içinde 50 milyon ton buğday, 70 milyon ton ise ayçiçeği, pamuk, soya, soya küspesi, ayçiçeği yağı ithal edildi. Petrolden sonra en fazla döviz ödediğimiz kalem ise 40 milyar dolarla yağlı tohumlardır” diye açıkladı.

Sarıbal: İnekler kesime gidince et sorunu ortaya çıktı

2008’de yaşanan süt krizi nedeniyle 1 milyon sağmal ineğin kesime gönderildiğinin altını çizen Sarıbal “1 milyon sağmal inek demek 1 milyon dana demekti. İşte o gün et sorunu ortaya çıktı. Bundan sonra 2010 yılında canlı hayvan ithalatına izin çıkarıldı ve o günden bugüne 7 milyar dolar canlı hayvan ve ete para verdik. 6 milyon baş (3 milyon büyük, 3 milyon küçükbaş) büyük ve küçükbaş hayvan ithal ettik. Meralar da büyükşehir yasası ile kullanılamaz hale geldi. Öte yandan tarımla uğraşan aileler yerine büyük şirketlerin tarımda yeri olmasını düşündükleri için tarımla ilgili olmayan insanlara milyonlarca TL’lik kredi verdiler. Sonuç olarak sürdürülebilir bir sürü yerine 2 yılda bir ithal ile sürü yenileyen bir hayvancılığımız oldu” dedi.

Son olarak Sarıbal “Çiftçinin, süt üreticisinin, besicinin görevi sadece üretmektir, bunu satmak, pazarlamak, tüccar peşinde koşmak onun görevi değildir. Bu nedenle bizler çiftçimizi malını elinde kalmayacağı bir sistem kurmalıyız” diye sözlerini tamamladı.

Öte yandan Çiftçi TV’yi ziyaretinde kanalı, yayınlarını ve mekanını çok beğendiğini belirten “Çiftçi TV biz çiftçiler için çok önemli bir yayın organı. Sizler çiftçinin sorunlarını ekrana getirerek sektörün sesi oluyorsunuz, bu etkin çalışmanızdan dolayı sizi tebrik ederim” diye konuştu.