Çiftçi TV’nin Bursa Tarım ve Hayvancılık Fuarı’ndaki canlı yayınına katılan ARGÜNSAN Yönetim Kurulu Başkanı Osman Argün ekonomik durgunluk ve tarım makinaları sektörüne ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kriz döneminde 4 milyonluk yatırım teşvik belgesi aldıklarını hatırlatan Osman Argün “Bu yatırımın 750 bin TL’sini gerçekleştirdik, geri kalanını da yapmaya devam ediyoruz. Kriz dönemlerinde kaliteli ürünler yapıp, dış pazarlara açılıp ihracat yapmak lazım. Firmaların en az yüzde 30 ihracat yapması gerekiyor ki böyle dalgalanmalarda ayakta kalabilsin. Krizi atlatmanın yolu ihracattan geçiyor” diye konuştu.

“Amacımız ithal makinayı piyasada azaltmak”

ARG Tarım Makinaları şirketini 8 yıl önce kurduklarını belirten Osman Argün, “ARG, Türkiye’ye ithal yoluyla giren tarım makinalarının önünü kesmek için kurulan bir şirket. İthalatın önünü kestiğimiz gibi aynı zamanda 9 ülkeye de tarım makinası ihracatı yapıyoruz. Bu durgun ve sıkıntılı günlerde yerli ürünler yapar ve üzerine bir de ihracat yaparsak ülke ekonomisine ciddi katkılar sağlarız. Kaliteli ürün yaptıktan sonra, üretimle ilgili bir problem olmadıktan sonra, kârlılıkla ilgili herhangi bir sıkıntı yok.  Türkiye’de ortalama yapılan ihracat ve üretimlerin geliri 1,4 avrodur. Ama Avrupa’da bu 5-6 avrodur. Biz Avrupa’ya bu işleri yaptığımız için biz de 5-6 avro dan hammadde, ürün, yarı mamul satıyoruz. Bu ülkemizin zenginleşmesini gösteriyor. Yüksek teknoloji ile kaliteli ürün yaparsanız Türkiye iyi bir yerlere gelir. Ama düşük teknoloji, kalitesiz ürün ve işinize yatırım yapmazsanız bu konumlara gelmeniz söz konusu değil” dedi.

4 litre daha az yakıt

Ürettikleri ürünlerle çiftçiye ekonomik çözümler üretmek için gayret sarf ettiklerini dile getiren Argün, “Firmamızın ürettiği taş kırma makinası, muadili ithal makineden 4 litre daha az yakıt yakıyor. Ayrıca ithal taş kırma makinası ile aramızdaki fiyat farkı da yüzde 100. Çiftçilerin daha az yakıt yakan, daha uzun yol alan ve daha dayanıklı ürünleri tercih etmeleri gerekiyor. Çünkü çiftçi gerçekten zor şartlarda para kazanıyor. Bu nedenle tarım makinası alırken doğru ürünü seçmesi çok önemli. Taş kırma makinasında elmas uçları eskiden ithal geliyordu ve biz bunu da yerlileştirdik ve taş kırma makinasında en çok bu uçlar aşınıyor, biz yüzde 60 fiyat avantajı da sağladık” şeklinde konuştu.

“Topraklar birleştirilmeli”

Tarım ekonomisinin yüzde 1,5 oranında küçülmesini değerlendiren Osman Argün, “Öncelikle ithal gelen gübre ve mazot fiyatlarının artan döviz kuru ile yükselmesi çok etkili oldu. Bir diğer yapısal sorun da çok parçalı tarım topraklarının olması. Avrupa’da ortalama toprak bütünlüğü 150 - 200 dönüm. Bizde ise 8 dönüm. Yani biz topraklarımızı birleştirmezsek, büyütmezsek başarılı olamayız. 20 dönüm arazisi olan da 120 dönüm arazisi olanda dört çeker traktör alıyor. Ve bu traktör yüzde 10 – 15 verimle kullanılıyor. Önce toprak reformu yapmamız lazım. Katma değeri yüksek ve dekardan daha yüksek verim alabileceğimiz tarzda bir üretim yapmamız lazım. Bunları yaparsak ülke tarımı çok iyi bir yere gelir” diye konuştu.

“Tarımda şirketleşme büyümenin önünü açar”

Üreticilerin bir araya gelip şirketleşmesi gerektiğine değinen Osman Argün, “Hollanda, yüzölçümü bakımından bizim dörtte birimiz kadar ama tarım ürünlerinde dünya ikincisi. Bunu biz de yapabiliriz. Toprakları mutlaka birleştirmeli, bölgelere göre katma değeri yüksek ürünler üretilmeli ve elbette üretim planlaması yapılmalı” diye sözlerine ekledi.