Fiyat artışlarının önüne geçmek için hükümet uzun süredir Hal Yasası hazırlığı yapıyor. Hal Yasası ile toptancı hallerinde komisyon faaliyetlerinin önüne geçilmesi ve böylece fiyatların düşürülmesi amaçlanıyor. Ancak yasa taslağı mevcut haliyle eleştirilere neden oldu.

Türkiye’de çiftçinin örgütlenme açığını komisyoncular kapatıyor. Çiftçi komisyoncuya yüzde 8 pay veriyor. Komisyoncu onun adına ürünü pazarlıyor. Komisyoncular da faturanın kendilerine kesilmesinden şikayetçi. İstanbul Yaş Meyve-Sebze ve Bostan Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Dayan, DW Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, fiyat artışlarının asıl nedeninin dışa bağımlılık ve maliyetlerdeki artış olduğunu söylüyor. Dayan, “Her devlet kendi üreticisini motive etmek için yerli üretimi desteklemeli. Hükümetimizin politikaları bu yönde değil. Üreticinin enerjisini bitiriyor” diyor.

Çiftçinin maliyeti katlandı

Türkiye’de tarım, mazot, elektrik, gübre, yem olarak kullanılan yağlı tohumlar ve mısır gibi ürünlerde dışa bağımlı hale geldi. Kur artışları sonucu ithalat pahalılaşırken, çiftçinin maliyeti katlandı. Diğer yandan yüksek fiyatları düşürebilmek için her seferinde ithalat öne sürülüyor.

Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Kurucu Genel Başkanı Abdullah Aysu, girdi fiyatlarındaki artış ve dövizdeki yükselişin tarım ürünlerine gelen zamlarda etkili olduğu görüşünde. Aysu, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “Buğday, arpa, pirinç, domateste sıfır gümrüklü ithalat yerine yerli üretici desteklenmeli. Hayvan ithalatı, et ithalatı, buğday ithalatı, çeltik ithalatı içerde fiyatları bugüne dek düşürmedi. Fiyat artışları sürdü. Gümrük sıfırlamalarıyla çiftçi üretimden caydırıldı. Şu an Türkiye’de 3 milyon 200 bin hektar araziyi çiftçiler bu yanlış politikalar nedeniyle ekmiyor” dedi.

Fiyatlar daha da artacak

Aysu’ya göre, ithalat politikası fiyat artışlarının önüne geçmenin aksine fiyatları daha da artıracak. Ürün fiyatları tamamen ithalat ve ihracat şirketlerinin insafına kalacak. Bunun yapılan ilk yanlış olmadığını vurgulayan Aysu, en büyük yanlışın çiftçilere girdi sağlayan KİT’lerin, tarım satış kooperatiflerinin ve çiftçiye kredi sağlayan TARİŞBANK’ın özelleştirilmesi olduğunu belirtiyor. Abdullah Aysu, fiyat artışlarını ayrıca üretici ve tüketici arasındaki zincirin çok uzun oluşuna bağlıyor. Buna göre, üretici ürününü doğrudan tüketiciye ulaştıramadığı için tarladan sofraya fiyatlarda 6-7 kat fark oluşuyor. Yaş meyve-sebze, üreticiden, zincirin son halkası olan tüketiciye gelene kadar hal dışı tüccarlar, toptancı komisyoncular, sevkiyatçılar, perakendeciler gibi birçok halkadan geçiyor. Piyasayı regüle edecek bir kurum da yok. Bu da üreticiyi aracıya bağımlı kılıyor.