Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) genel kurulunda tüzüğünü değiştirdi. Değişikliğe göre 50 baş altı işletmesi veya aile işletmesi olarak hayvan besleyen tüm çiftçiler derneğe bedelsiz bir şekilde üye olabilecek.

Genel kurulda Çiftçi TV’nin sorularını yanıtlayan TÜSEDAD Başkanı Sencer Solakoğlu, bu değişiklikle çiftçilerin en üst mertebede gerçek anlamda aynı derdi yaşayan çiftçiler tarafından temsil edilmesini sağlayacaklarını söyledi.

“Artık tüm çiftçiler derneğimize üye olabilecek”

Bugüne kadar büyük işletmelerin temsilcisi olarak faaliyet gösterdiğini belirten Başkan Solakoğlu, “Küçük işletmelerle büyük işletmeler arasında hem yönetim hem de sorun olarak farklılık vardı. Bu nedenle dernek olarak büyük çiftliklerin temsilcisi konumundaydık. Ancak son günlerde geldiğimiz noktada bütün hayvancılıkla uğraşanların sorunları çok benzer olmaya başladı. Bunun nedeni istikrarsız fiyat ve tarım politikalarıdır. Bu ortak sorunlar bizi tek ses olmaya yönlendirdi. Şu anda ortak noktamız eskisinden çok daha fazla. Bu nedenle böyle bir karar aldık” diye konuştu.

“Çiftçilerin sesi olacağız”

Et, süt ve damızlık yetiştiren çiftçilerin sesini aktif, faal olarak duyurabilen bir sivil toplum kuruluşunun olmadığına dikkat çeken Solakoğlu, “Türkiye’deki bütün çiftçilerin sesine se olmak, dertlerine çözüm bulmak için herkesi kucaklayabilecek kapasiteye, bilgi birikimine ve en önemlisi meslektaşları olduğunuz için aynı dertlere sahibiz. Dolayısıyla bütün çiftçileri kucaklayabilecek bir durumdayız” dedi.

“Problemleri tek tek çözüp ilerleyeceğiz”

Çözüm önerilerini de sıralayan Solakoğlu “Öncelikle hepimizin ortak derdi olan temel problemlerden başlayacağız. Problemleri tek tek ele alıp, düşmanla savaşırcasına çözüme ulaştıracağız. Her şeyi bir anda değiştiriyoruz dersek yıkılırız ve böyle bir şansımız yok. Bu nedenle problemleri tek tek ele alacağız ve bir problemi çözdükten sonra diğerinin çözümüne başlayacağız. Bunu yaparken Türkiye’yi kapsayacak şekilde doğru kişilerle temas kurup gerçek sıkıntıları yöresel olarak da tespit edip doğru çözüm veya tek bir çözüm yerine beş tane çözüm veya 15 çözüm sunmayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Çalışmalara devlet kademesinden talep geleceğine inandıklarını belirten Solakoğlu tüm çözüm önerilerini bakanlık ve cumhurbaşkanlığına sunacaklarını vurguladı.

“Önce frene basmalı”

Türkiye’nin tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yetebilen bir ülke konumundan tamamen çıktığını ifade eden Solakoğlu “Halen yokuş aşağı bir şekilde kontrolden çıkmış bir şekilde sürükleniyoruz. Öncelikle frene basılması gerekiyor. Zaten problemlerin ne olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Çözüm önerileri ile ön plana çıkıp et, süt, tahıl ve sebzeler için istikrarlı fiyat politikasını belirleyip bunun önemini üst kademelere izah etmeye çalışacağız. Anlayabilirlerse ve bir istikrar gelirse, uzun vadeli destekleme programları zamanında açıklanırsa o zaman çiftçi kendiliğinden ‘Şimdi bir şeyler yola giriyor’ deme fırsatı bulacak ve hemen de görecektir. Eğer bunlar yapılmazsa çiftçinin haykırışı her geçen gün daha da artacak. Sonunda da tarlasını satıp büyük şehirlere yerleşip tüketici olacaklar” diye uyardı.