Konferansda konuşan Bekir Pakdemirli, Dünya nüfusunun 2050 yılında 10 milyara çıkmasının beklendiğini aktaran Pakdemirli, gıdaya olan ihtiyacın her geçen gün arttığını söyledi.

Pakdemirli, bu doğrultuda bir devlet için savunma sanayisi ne kadar önemliyse, tarımın da o nispette öneme sahip olduğunu belirterek, "Yakın gelecekte hep beraber göreceğiz; dünyayı doyuran ülke, dünyanın lider ülkesi olacak. Bu gerçekten yola çıkarak geleceğin dünyasında gıda ve tarımın, bugünkünden çok daha önemli ve kritik bir noktada olacağından şüphemiz yok. Bu sebeple tarımı ve hayvancılığı çok önemsiyoruz." diye konuştu.

Bitkisel üretimde toplam 122 milyon ton tahmini

Pakdemirli, Türk tarımının ekonomik büyüklük açısından Avrupa’da birinci sırada yer aldığını belirterek, "Bakanlığımızca yürütülen çalışmalar ve üretime yönelik teşvikler ile çok sayıda tarım ürününde Türkiye, dünyada da liderliğini sürdürmektedir." dedi.

Bitkisel üretimdeki rakamları paylaşan Pakdemirli, "2002 yılında, 98 milyon ton olan toplam bitkisel üretim miktarı, 2018 yılında, yüzde 19 artarak, 117 milyon tona ulaşmış, üretim değeri ise 159 milyar liraya çıkmış. 2019 yılında, bitkisel üretim miktarını da 122 milyon ton olarak tahmin ediyoruz. Yani 5 milyon ton bu yıl da artışımız var." bilgilerini verdi. 
 

"Tarım ürünleri toplam ihracatımız 17,7 milyar dolara yükselmiştir"

Türk tarımının 82 milyon vatandaş, 3 milyonu aşkın muhacir ve 50 milyona yaklaşan turistin gıda ihtiyacını karşıladığı gibi, ihracatta da önemli bir yere sahip olduğunu belirten Pakdemirli, "Türk tarımı 186 ülkeye, bin 730 çeşit tarımsal ürün ihraç eden bir sektör konumuna gelmiştir. Bu gelişmeler sonucunda, tarım ürünleri toplam ihracatımız 4 milyar dolardan yaklaşık 18 milyar dolara yükselmiştir." ifadelerini kullandı.

 "Rekoltenin, 2 milyon 137 bin ton olmasını öngörüyoruz"

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye’de son yıllarda, stratejik kategoriler arasında yer alan yağlı tohumlu bitkiler üretiminde önemli bir artış yaşandığını dile getirerek, yağlı tohum üretim miktarlarını açıkladı.

Pakdemirli şöyle konuştu:

"Ülkemizde yağlı tohumlu bitkilerden ayçiçeği, pamuk, susam, kanola, soya fasulyesi, aspir, keten, kenevir, yer fıstığı, pamuk ve haşhaşın üretimi yapılmaktadır. Son 17 yılda 2,6 milyon ton olan toplam yağlı tohum üretimini yüzde 48 artarak yaklaşık 4 milyon tona yükselttik. 2019 yılında ise 4,3 milyon ton üretim olacağını öngörüyoruz. Yağlık ayçiçeği, ülkemiz bitkisel yağ tüketiminde yüzde 75-80 seviyesinde paya sahip, yüksek yağ oranı ile en önemli yağlı tohumlu bitki konumunda yer almaktadır.

Ülkemiz, ayçiçeği üretiminde dünya 7'nci sırada olmasına rağmen, ürettiğimiz ürün gerek iç tüketimimize gerekse işleme sanayisinin tam kapasite ile çalışmasına yeterli gelmemektedir. 

Toplam ayçiçeği üretimimiz, 2002 yılında 850 bin ton iken, 2018 yılında 1 milyon 949 bin ton olarak gerçekleşmiştir. 2019 yılında ise rekoltenin 2 milyon 137 bin ton olmasını öngörüyoruz. 2018 yılında 239,7 bin ton yağlı bitkiler ihracatına karşılık 404,5 milyon dolar gelir elde edilmişken, 3,6 milyon ton yağ bitkileri ithaline karşılık 1,7 milyar dolar ödenmiştir." 

"2 milyon hektar sulama planladık"

Pakdemirli, bakanlık olarak destek verdikleri kanola, soya ve aspir bitkilerinin yağlarının da en az ayçiçek yağı kadar besleyici ve üretici için de karlı olduğunu söyledi.

Pakdemirli, "Soyaya kilogramda 60 kuruş, aspire 55 kuruş, kanolaya kilogramda 50 kuruş fark ödemesi desteğinin yanında Organik Tarım Desteği de vermekteyiz. Ayrıca tüm yağlı tohumlarda arzı yerli kaynaklardan sağlamak için 11. Kalkınma Planı'nda, 2 milyon hektar sulama planladık." bilgilerini verdi.

Pakdemirli Türkiye'de gıda güvenliğinin sürdürülebilirliği için sulama yatırımlarının çok daha hızlı bir şekilde tamamlanması gerektiğini belirterek, "Tabii, bu ufak bir ev ödevi değil. 100 milyar liralık bir ödev ama bunun üstesinden gelmemiz lazım. Bugünkü bütçe koşulları, bunun yanında bütçe dışı kalemler yaratarak bizim mutlaka ama mutlaka bu yatırımları yapmamız lazım. Gelecek 20 yılda çocuklarımızın gıda güvenliğini sağlayabilmek için." değerlendirmesini yaptı.

 

 

 "Türkiye, sofralık zeytin üretiminde dünyada 3’üncü sırada"

Bakan Pakdemirli, fındık, kayısı, incir gibi stratejik ürünlerin başında yer alan zeytinyağı ve zeytin üretimine ilişkin miktarları paylaştı.

Pakdemirli, "Türkiye yıllara göre değişmekle birlikte sofralık zeytin üretiminde 460 bin ton üretim ile İspanya ve Mısır'ın ardından dünyada 3’üncü sıradadır. Zeytinyağı üretiminde ise yaklaşık 275 bin ton üretim ile İspanya, İtalya, Yunanistan, Tunus’un ardından dünyada 5’inci sırada yer almaktadır." ifadelerini kullandı. 

 

 "Zeytinyağı üretimi 2018-2019 sezonunda 193 bin tona yükselmiştir"

 

Pakdemirli, 2002 yılında, 99 milyon olan zeytin ağacı varlığının 2018 yılında 178 milyon adete çıktığını ifade ederek, "2001-2002 sezonunda 65 bin ton olan zeytinyağı üretimi, 2018-2019 sezonunda, yüzde 200 artarak 193 bin tona yükselmiştir. Ülkemizde, 2018 yılında, toplam 143,4 bin ton zeytin ve zeytinyağı ihracatı yapılmış olup 375 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Aynı yıl, 5 bin ton zeytin ve zeytin yağına karşılık, 8,8 milyon dolarlık da ithalat yapılmıştır." bilgilerini verdi.

2015-2019 döneminde uygulanmak üzere yayımlanan "Yabani zeytin (Delice) Rehabilitasyonu Eylem Planı" ile Türkiye'nin değişik coğrafyalarında bulunan yabani zeytinlerin aşılanarak ülkedeki zeytin üretim miktarının artırılmasının hedeflendiğini hatırlatan Pakdemirli, "Bu sayede 1,5 milyon yabani zeytin aşıladık ve 100 bin zeytin fidanı diktik." dedi.

Yağlı tohum üreticilerimizin, daha geniş alanda üretim yapabilmesi ve dışa bağımlılığın azalması için desteklenmesine devam edileceğini söyleyen Pakdemirli, şöyle konuştu:

"2019- 2020 üretim sezonunda yüzde 40 yağ oranlı, yüzde 9 rutubetli ve yüzde 2-4 yabancı madde içerikli yağlık ayçiçeği tohumunun ton fiyatını, 2 bin 500 lira olarak açıkladık. Üreticilerimiz açıklanan fiyata ilave olarak, bakanlığımızca verilen ton başına 400 lira fark ödemesi ve 92 lira mazot-gübre desteği ile birlikte toplam 492 TL daha kazanacaklar."

Bakan Pakdemirli, zeytinyağı üreticilerine alt segmentlere odaklanmaları tavsiyesinde bulunarak, üreticilerin özgün markalı alt ürünleri piyasaya sunmaları halinde daha yüksek satış rakamlarına ulaşabileceklerini söyledi.
 

 "Toplam 20,1 milyar lira destekleme ödemesi yaptık"

Pakdemirli, uygulanan destek politikaları ile sektörün gelişmesine büyük katkı sağlandığını ifade ederek, "2002 yılında 1,8 milyar lira olan nakdi destekleri 2019 yılında 9 kat artışla, 16,1 milyar liraya çıkardık. 2019 yılında bugüne kadar bitkisel üretim ve fark ödemesi desteği kapsamında, yağlı tohumlu bitkilere, 2,88 milyar lira destekleme ödemesi yaptık. Çiftçimizin üretim maliyetini azaltmak için 2003 yılından itibaren mazot ve gübre başta olmak üzere girdi destekleri başlattık. Mazot ve gübreye, son 17 yılda, toplam 20,1 milyar lira destekleme ödemesi yaptık." diyerek verilen destekleri paylaştı.
 

Bakan Pakdemirli, ayrıca, İyi Tarım ve Organik Tarım destek ödemeleriyle ilgili de bir müjde verdi.

Pakdemirli çiftçiye beklediği müjdeyi şu sözlerle açıkladı:

"Destek ödemeleri 20 Eylül 18.00’dan sonra başlayacak. Ödemeler T.C. kimlik numarasına göre yapılacak. Son hanesi 4-6-8 olanlar 20 Eylül 2019 saat 18.00’den sonra, son hanesi 0 ve 2 olanlar 27 Eylül 2019 saat 18.00’dan sonra alacak. İyi Tarım Desteklemeleri; 55 bin 849 üreticiye 162 milyon 974 bin 573 TL, Organik Tarım Desteklemeleri; 67 bin 455 üreticiye 232 milyon 916 bin TL, toplamda 123 bin 304 üreticiye 395 milyon 890 bin 789 TL ödenmiş olacak. Hayırlı uğurlu olsun."