65 yaşındaki Mustafa Özkan, İzmir'de konfeksiyon işiyle uğraşıyordu. Kendi ifadesine göre hayatının büyük bir bölümünü stresle geçirdi. Ticaretle uğraşmayı bıraktıktan sonra yaşadığı stresli günleri unutmak ve rahat bir nefes almak için yanına aldığı 5 tavukla 2010'da Akseki ilçesindeki Sarıhaliller Mahallesi'ne yerleşti. Kısa süre sonra tavuk sayısını 500'e çıkarttı.

Mustafa Özkan, ticaretin çok stresli bir iş olduğunu, mutluluğu tavuk beslemede bulduğunu dile getiriyor. Köyüne 2010'da yerleşmeye karar verdiğinde yanına 5 tavuk aldığını aktaran Özkan, bir süre sonra kocaman bir tavuk çiftliğinin sahibi olduğunu, günde 150 yumurtayı marketlere satar hale geldiğini ifade etti. Özkan şimdilerde doğayla iç içe yaşamanın sevincini yaşıyor.

Hastalanmamaları için özenle bakıyor

Hayvan beslemenin hep çocukluk hevesi olduğunu anlatan Özkan, "Tavukları 'Yavrularım, canlarım, kızlarım' diye seviyorum. Onlara karşı ayrı bir sevgim var." dedi.
Özkan, gününün tamamına yakınını tavuklarla ilgilenerek geçirdiğini belirterek, şöyle konuştu: "Bunlarla eğleniyorum. Tertemiz havada, organik tavukçuluk yapıyorum. Bunları doğal ortamda yetiştiriyorum. Yerli tavuk oldukları için her gün yumurtlamazlar. Doğal yemler veriyorum. Yeşilliği çok seviyorlar. Onlar için yeşillik yetiştiriyorum. Sabah erken saatleri tavukların serbest dolaşımlarını sağlamak için dışarı çıkarıyorum. Hastalanmamaları için özenle bakıyorum. Doğal ilaçlar veriyorum. Elma, üzüm sirkesi, soğan, sarımsak, kekik suyu, limon, zeytinyağı karışımından ölçülü olarak ilaç yapıyorum. Bu şekilde hastalanmıyorlar. Büyük şehirde ömrüm çalışmakla, stresle geçti, yoruldum. Kar amaçlı değil, hobi amaçlı yapıyorum. Sinir ve stresten kurtuldum."

Sinir stres yaşayanlara tavuk yetiştiriciliğini tavsiye eden Özkan, huzurlu bir hayatın içerisinde, doğayla iç içe olmanın yılların yorgunluğunu alıp götürdüğünü söyledi.