Hazırlayan: Okay KARAÇAY

2018 yılı tarım ve hayvancılık sektörü açısından yeni gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu.

Yıla damgasını vuran olaylar arasında et ve canlı hayvan ithalatı, patates ve soğan fiyatlarının aşırı artışı, yem, gübre ve mazot girdilerinin neredeyse yüzde 100 artması ve yeni yönetim sisteminin ilk bakanı olan Bekir Pakdemirli’nin göreve başlaması yer aldı.

Bakanlıklar birleşti, yeni sistemin ilk bakanı Bekir Pakdemirli oldu

17 Haziran seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçen Türkiye’nin bakanlık yapısı da değişti. Meclis dışından atanan bakanlardan oluşan yeni kabinede bazı bakanlıklar da birleşti. Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın birleşerek Tarım ve Orman Bakanlığı oldu. Yeni sistemin ilk bakanı da Bekir Pakdemirli oldu.

2018 yılına et ithalatı damgasını vurdu

2016 yılında Eski Bakan Faruk Çelik döneminde başlayan et ithalatı 2018 yılında artarak devam etti. Brezilya, Arjantin ve Uruguay’dan gelen hayvan yüklü gemiler İzmir, Mersin, İskenderun, Bandırma limanlarına yanaşarak binlerce ithal hayvanı ülkemize taşıdı. İthalat sonucu yıl sonunda ortaya çıkan tablo ise besiciler açısından hüsran oldu. Süt üretiminde maliyetlerin yüksek olması nedeniyle ineklerin kesime gönderilmesi, ithal edilen hayvanlara kesim önceliği tanınması, Et ve Süt Kurumu’nun depolarında 20 bin ton etle dolması nedeniyle besicilerin elinde kesilmeye hazır 300 bin hayvan kaldı. Besiciler 6 ay ila 1 yıl arasında değişen kesim tarihleri nedeniyle zor anlar yaşadı.

Traktör ve tarım aletleri satışları daraldı

Ağustos ayında yaşanan döviz kurundaki ani artış çiftçinin alım gücünü zayıflatınca traktör ve tarım aletleri üretimi önemli ölçüde geriledi. Tarım makineleri sektöründe yüzde 65 oranında bir daralma yaşandı.

Gübre ve yem fiyatları fırladı

Ağustos ayına kadar düzenli bir yükseliş seyrinde olan gübre ve yem fiyatları, döviz kurundaki ani artışla birlikte adeta fırladı. Birçok bölgede yüzde yüz artan yem fiyatlarından en çok süt üreticileri etkilendi. Pek çok üretici artan yem maliyetlerini karşılayamadığı ve zarar ettiği için ineklerini kesime gönderdi.

Gübredeki artışın etkileri ise henüz hissedilmedi. Resmi veriler elde olmasa da çiftçilerin bu yıl gübresiz ekim yaptığına ilişkin haberler gelmekte. Özellikle buğday hasat zamanı gübredeki artışın faturasının ne olacağı ortaya çıkacak. Öte yandan gübrede bakanlık tarafından yapılan yüzde 15’lik indirim çiftçiler tarafından yetersiz bulundu.

Çiğ süt referans fiyatı bir türlü belirlenemedi

Çiğ süt referans fiyatının belirlendiği Ulusal Süt Konseyi (USK) toplantısı Haziran ayında yapılması gerekirken seçimler nedeniyle ertelendi. Sektörün paydaşlarıyla 27 Temmuz günü toplanan USK, çiğ süt referans fiyatı 1,70 lira olarak açıkladı. 5 kuruş olan soğutma bedeli ise 10 kuruşa çıkarılarak fiyat 1,80 TL oldu.

Üreticilerin çiğ süt referans fiyatının belirlenmesi için yem / süt paritesinin uygulanması, referans fiyatının 2,10 TL olmasına yönelik istekleri ise kabul görmedi. Kısa bir süre sonra döviz kurunda yaşanan ani artış, çiğ süt sektörünü derinden sarstı.

Ankara’da şarbon vakası

Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından Brezilya'dan Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki özel çiftliğe getirilip, yediemin olarak bırakılan yaklaşık 4 bin büyükbaştan 50'si şarbon nedeniyle telef oldu. Kurban bayramı öncesi yaşanan bu gelişme uzun süre gündemdeki yerini korudu. Yapılan incelemelerde hayvanların hastalığa Türkiye’de yakalandığı tespit edildi.

Patates ve soğan fiyatları cep yaktı

Haziran ayına ise patates ve soğandaki artış damgasını vurdu. İki sebzenin fiyatının 7 liraya çıkması vatandaşı zor durumda bıraktı. Patates ve soğandaki artış üretimin az olması ve bir kısım ürünün depolarda çürümesi nedeniyle aniden arttı. Patateste yaşanan fiyat artışı ve arz azalması nedeniyle takviye olarak Suriye’den 5 bin ton patates ithal edildi.

Soğanda stokçuluk iddiası

Kasım ayında ise soğanda stokçuluk iddiaları ortaya atıldı. O kadar ki Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bile “Stokçuluk yapan bedelini ödeyecek” diye açıklama yaptı. Başta Ankara – Polatlı olmak üzere ülkenin pek çok bölgesinde soğan depolarına maliye müfettişleri baskın düzenledi. Üreticiler ise stokçu olmadıklarını, vatandaşın yıl boyu soğan tüketebilmesi için soğanın depolanmasının normal olduğunu söyledi.

TMO çeltik fiyatını geç açıkladı

Çeltik üreticileri bu yıl ürünlerinden bekledikleri kazancı elde edemedi. Başta Edirne, Bafra, Gönen olmak üzere ekimi yapılan çeltik, piyasada alıcı olmayınca çiftçinin elinde kaldı. Bir de TMO’nun çeltik alım fiyatlarını geç açıklamasıyla (15 Kasım) iyice düşen çeltik fiyatı üreticisinin maliyetini anca karşıladı. TMO çeltik fiyatını 2,60 TL, prim desteğiyle 2,76 TL olarak açıkladı ancak üreticiler bu fiyattan memnun kalmadı.

Fındık fiyatları da geç açıklandı

2018, TMO’nun alım fiyatlarını geç açıklama yılı oldu. Fındık hasadı eylül ayında başlamasına rağmen TMO alım fiyatını 1 Kasım’da açıkladı. TMO, Levant kalite fındığın kilosunu 14 liradan, Giresun kalite fındığın kilosunu 14,5 liradan alım yaptı.

Domatesi tuta vurdu

Başta Antalya olmak üzere pek çok bölgede bu yıl tuta hastalığı nedeniyle domates üreticileri zor bir hasat dönemi yaşadı. Bunun üzerine bir de Rusya pazarında yaşanan sıkıntılar üreticiye bir darbe daha vurdu. Üreticiler son çare olarak ürünlerini Kuzey Irak’a sattı.

Pamuk ve zeytinyağı fiyatları dip yaptı

Pamuk ekim alanlarının ve rekoltenin artmasına rağmen çiftçiler ürünlerine alıcı bulamayınca pamuk fiyatları düştü. Hasadın ilk günlerinde 4,60 TL olan pamuk hasat sonu 2,70 TL’ye kadar geriledi.

Zeytinyağı’nda ise bazı bölgelerde var yılı olması bazı bölgelerde zeytinin para etmemesi nedeniyle üretim fazlası oldu. Akhisar, Gaziantep gibi zeytin yetiştiriciliğinin sıklıkla yapıldığı bölgelerde litre fiyatı 12 TL’ye kadar geriledi. Üreticiler geçen yıl zeytinyağının litresini 18 – 20 TL’ye sattıklarını söyledi.

Narenciyeyi Akdeniz meyve sineği ve çiğ vurdu

Rusya’ya gönderilen 400 bin ton narenciye Akdeniz meyve sineği yüzünden geri gönderildi. Mandalinası ile meşhur İzmir’in Seferihisar ilçesinde ise çiğ nedeniyle mandalinalar küflendi. Rekoltenin yüzde 40’ı dalında çürüdü.

Şeker fabrikaları özelleşti, pancar tarlada kaldı!

Şeker fabrikaları özelleşince pancar üreticisi zor anlar yaşadı. Bazı fabrikalar koordinasyon eksikliği nedeniyle alımlarda sorun yaşayınca üreticiler pancarlarını fabrikaya zamanında veremedi. Bu nedenle kimi yerde kar altında kimi yerde de çamur içinde kalan pancar bu yıl üreticisine tat vermedi.

Antep fıstığı fiyatları artınca baklavacılar isyan etti

Bu yıl fiyatı rekor derecesinde artan ürünlere Antep fıstığı da eklendi. Bir ara kilosu 220 TL’ye kadar çıkan Antep fıstığı nedeniyle baklavacılar fıstık kullanmama kararı aldı. Hasat başlayınca fıstık fiyatları da normale döndü.

300 koyun ve 250 düve projesi başlatıldı ama…

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 300 koyun ve 250 düve projesi başlatıldı. Ancak projelerin akıbeti henüz bilinmiyor.

Buzağı destekleri ödenmedi

Buzağılar dana oldu neredeyse kesime gidecek ama halen 2017 3. Dönem buzağı desteklemeleri ödenmedi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 28 Aralık 2018'de yaptığı açıklama ile buzağı desteklerinin 2019 yılının ilk haftasında ödeneceğini söyledi.

2018 konkordato yılı oldu

Pek çok sektörde olduğu gibi tarım ve hayvancılık sektöründe de konkordato haberleri gündemi işgal etti. Döviz kurundaki ani artış nedeniyle şirketler yaşadıkları dar boğazı konkordato ilan ederek aşmaya çalıştı. 2018^de Saray Halı ve Hayvancılık, YÖRSAN ve Keskinoğlu konkordato ilan etti. Özellikle YÖRSAN’ın konkordato kararı pek çok küçük süt üreticisinin süt parasını alamamasına neden oldu.